12 Mayıs 2011 Perşembe

Batman Inc. #6

Bruce: Watch carefully. Criminals used to be afraid because they didn't know where batman was. Things are different now. Thanks to Batman Incorporated, I can tell you where Batman is. Batman is everywhere.

Bir bakmışsınız Bruce Wayne Kuala Lumpur'da, Batman Hong Kong'da, o da nesi? Batman bir kız. Batman şimdi de Avustralya, Melbourne'de. Kafanız mı karıştı? Emin olun, suçlulardan daha fazla değil. Batman Incorporated #6, serinin ilk sayısından beri fısıltılarını duyduğumuz büyük olayın seslerinin gümbür gümbür gelmeye başladığı nokta. Grant Morrison'ın kapısını araladığı yeni çağa hoşgeldiniz!

"I've seen the future and it will be..." Prince'in 1989 yapımı ilk Batman filmi için hazırladığı soundtrack albümü bu sözlerle açılıyordu. Şarkının Batman Inc. #6'ya çok yakışacağını düşünüyorum çünkü bu sayıda, gelecekte yaşanacakları bilen Kara Şövalyenin geri döndüğü günden beri hazırlandığı savaş için attığı ilk büyük adımları görüyoruz. Ve evet, o da bu savaştan herkesin sağ çıkamayacağının farkında.


Görünüşe göre R.I.P, Final Crisis ve The Return of Bruce Wayne'de başına gelen ve herkese "Bu kadarı da olmaz!" dedirten sayısız vaka Bruce Wayne'in üzerinde ciddi izler bıraktı. Eğer Batman bir çizgi roman değil de bir televizyon dizisi, kitap serisi ya da bir filmin devamı olsaydı, karakter gelişimi ve anlatım açısından, esas etki bırakmasa garip karşılanacak bir durum olurdu. Fakat çizgi romanlar, özellikle DC ve Marvel gibi büyük şirketlerin ikon statüsüne erişmiş kahramanlarının hayatları, eksi sonsuzdan artı sonsuza kadar giden bir çizginin üzerinde geçtiği ve "hayat değiştiren macera" şeklinde pompalanan hikayeler bir kaç ay içinde unutulduğu için kalıcı (en azından etkileri hissedilen) değişimlere, boğazına kadar klişelerle dolmuş okuyucu kitlesi olarak şaşırıyoruz. Bruce'un The Return'den beri sanki hep yetişmesi gereken bir yer varmış gibi davranması, Batman'i finanse ettiğini cümle aleme duyurması, dünyayı gezip Batman Incorporated için adam toplaması, bir zamanlar Batman karakterinin temelini oluşturan hiçbir zaman bitmeyecek bir mücadelenin karşısında tek başına duran kahraman özelliğine ters. Ama yaşadıklarını arka arkaya dizince hiç de "out of character" durmuyor.

Karakterin yaşadığı değişimler sadece göreviyle ilgili değil, Batman Inc. #1'den beri takındığı tavır da öfkeli ve sert Batman'den uzak. Selina'yla vakit geçirmek için Tokyo'da otel satın alması, El Gaucho'nun gözlerinin önünde Scorpiana ile tango yapması gibi nüanslar eski Batman'in gerçekten öldüğüne, geri dönenin ise hayattan keyif almasını bilen bir adam olduğuna işaret ediyordu, ama bu sayıda vücut dili ve konuşmalarıyla neredeyse başka bir Bruce Wayne var. Kendisini (Batcave'e dönüştürdüğü şirketinin lobisinde!) röportaj verirken, chat odalarında Batman ile ilgili teoriler ortaya atarken, hatta sık sık gülümserken bulabiliyoruz. Mani dönemindeki bir bipolar hastası gibi duran bu yeni tarzın, Gümüş Çağ'ın mutlu Batman'inin Grant Morrison yorumu olduğunu düşünüyorum. Karakterin kendisinin de söylediği gibi: Batman hiç bu kadar canlı olmamıştı. Gümüş Çağ değmişken, o döneme yakın duran Chris Burnham'ın, göz dağı veren gülüşü ve Michael Keaton-vari (küçükken "yarasa kaşı" dediğim :)) kavisli kaşlarıyla tüyler ürpertici bir Bruce Wayne çizdiğini söyleyeyim. Ben okurken korktum, kötü adamlar nasıl rahat uyusun?


Sayıda sayfalar dolusu sürpriz ziyaret var. Red Robin'in önderlik edeceği yeni Outsiders takımı Freight Train, Metamorpho, Halo, Looker ve Katana'dan oluşuyor. Dick, Batgirl, Damian, Batman'in önceleri güvenmekte zorluk çektiği ve bir türlü çevresine almadığı Huntress bile Bat-Ailesi'nin birer parçası.

Bitti mi? Bitmediii! Eski Batgirl Cassandra Cain, uzun saçları, yeni maskesi ve parçalanmış peleriniyle artık Hong Kong'un Blackbat'i. Batman Annual #28'de tanıştığımız Nightrunner, Afrika'nın Batman'i Dark Avenger, yeni yarasa rozetiyle -haklı olarak- Batman'lerden biri olup olmadığını sorgulayan Komiser Gordon büyüyen ekibin üyeleri olarak kendilerine yer bulmuş. Yalnız en çok dikkat çeken kısım, yüzünü görmediğimiz yeni Wingman. Bruce'un sözlerinden çıkarım yaparak, Wingman'in kimliğiyle ilgili iki ihtimal üzerinde duruyorum: Jason Todd ya da Jean Paul Valley. Ama Jason Todd'un bu ay Batman & Robin'de Red Hood olarak görüneceği biliniyor, Jean Paul ise son baktığımızda Thomas ve Martha Wayne gibi huzur içinde (!) yatıyordu. Hh...

Grant Morrison ve Chris Burnham Batman Inc. #6'da, geçen sayıda yavaşlayan tempoyu ateşlemekle kalmadı, son ayların eğlence dozu en yüksek sayılarından birine imza attı. Kesinlikle tekrar tekrar okunması gereken bir çizgi roman olmuş.

Artılar:

+Big Brother = Bruce Wayne.
+Alfred'in Bruce'a saldırmaya kalkışan adamları etkisiz hale getirişi ve Bruce'u satrançta yenmesi.
+Batman'in R.I.P. sırasında kurtarıp Waynetech'de iş verdiği Ellie'yi resepsiyonda görmemiz.
+Oracle'ın "uzun kulaklı" yeni sembolü.
+Joe Average ve Average Joes.
+Leviathan ve Dedalus.
+Bat-God göndermesi.
+Maceranın sonundaki "Nero Nykto? Dark. Night." kısmı Batman'in Killer Croc kılığında düşmanlarıyla kağıt oynadığı Batman The Animated Series bölümü Almost Got 'Im'i hatırlattı. 

Eksiler:

+Chris Burnham ve Frazer Irving'in kapaklarının ikisi de birbirinden sıradan olmuş, böyle bir sayıya hiç gitmemiş.

3 yorum:

  1. abi sanırım ben önemli bir yeri kaçırdım ama, huntress nasıl oldu da bu evrene geldi? hangi sayılarda bu olay?

    YanıtlaSil
  2. Huntress'in (Helena Wayne olarak) yeni 52/DcNu'daki dönüşünü mü soruyorsun?

    DC'nin Multiverse olayı bayağı bir karışık ama toparlamaya çalışayım. Orijinal Huntress bizim evrenimize gelmedi, Earth-2'da yaşıyordu. Earth-2, kahramanların yaşını başını alıp çoluk çocuğa karıştıkları bir paralel evren. Batman ve Catwoman evlenmiş, kızları Helena Wayne de Huntress adını alıp ebeveynlerinin izinden gitmiş kendi evreninde. 1985 yılında DC'nin ilk ünlü "kriz"i Crisis on Infinite Earths'de Huntress öldü, Earth-2 silindi. Buraya virgül koyalım, birazdan geri döneceğiz.

    90'lı yıllarda Batman dergilerinde yeni bir Huntress ortaya çıktı. Post-Crisis DC'de, o zamanın "ana evreni"nde göründü bu karakter. Knightfall, No Mans Land gibi maceralarda yer aldı. Kostümü hemen hemen aynı olsa da bu Huntress Earth-2'deki Helena Wayne değil, katledilmiş bir mafya ailesinin sağ kalan tek kızı Helena Bertinelli'ydi. Kostüm aynı ama kendisi bambaşka bir karakter yani. Biz Huntress'i 15-20 yıldır Helena Bertinelli olarak tanıdık, benimsedik.

    Şimdiyse Flashpoint sonrasında oluşan yeni evren DcNu, bütün bildiğimiz kuralları kökten değiştiriyor. En büyük değişiklik Crisis on Infinite Earths'ün "hiç yaşanmadığı" kabul edilmesi oldu. Bu ne demek? Earth-2 silinmedi, Earth-2'daki Helena Wayne de ölmedi demek.

    Huntress'in bir mini serisi yayınlanıyor 6 aydır "ön hazırlık" tadında. Ben okumadım ama sağdan soldan duyduğum kadarıyla Huntress "Ben Earth 2'daki Helena Wayne'im. Bunca zamandır çeşitli takma isimler kullanıyorum, Helena Bertinelli bu sahte isimlerden birisiydi sadece" iması yapmış. Kısacası, DC Helena Bertinelli diye bir karakter hiç yaşamadı, o hep Helena Wayne'di diyerek Helena Bertinelli'yi ortadan kaldırıyor.

    Önümüzdeki aylarda 80'lerin multiverse karakterleri geri dönecek. Huntress ve Power Girl World's Finest dergisinde yer alacaklar, karakterin evrene nasıl geldiğinin de bu çizgi romanda açıklanacağını tahmin ediyorum. Kişisel fikrim, fazlasıyla kafa karıştırıcı ve son derece gereksiz multiverse'ün DC'nin elinde patlayacağı yönünde. Aynı konsept 80'lerde tutmadıysa şimdi hiç tutmaz.

    Umarım anlatabilmişimdir. Takıldığın kısımlar olursa yarımcı olmaya çalışırım :)

    YanıtlaSil
  3. çok yardımcı oldun teşekkürler :) ben huntress'i hep bruce ve selina'nın kızı diye biliyordum, öğrendiğim iyi oldu :)

    YanıtlaSil

Yorum Yap