10 Mayıs 2011 Salı

Detective #874

Gordon: What’s that on your shirt?
James Jr: It’s blood dad. I killed a waitress while you were talking to Barbara. Her head is stuffed in the toilet of the men’s room.
Gordon:
James Jr: It’s ketchup,see? I’m sorry.I was trying to make a joke…I’m not good at humor. That’s part of it. I’m sorry.

Kanımca yılın en büyük sürprizi Scott Snyder’ın baş döndürücü Detective Comics çıkarması gücünü gittikçe daha şiddetli hissettirerek devam ediyor. Gordon ve James Jr. yüzleşmesi, Batman ve Red Robin ortaklığı ve yepyeni bir düşman… Detective Comics bu ekiple çok can yakacak!

Komiser Gordon için DC evreninin en şanssız adamlarından biri dersem abartmış sayılmam heralde. Uzaylıların, büyünün, doğal afetlerin, kıyametlerin, “Crisis”lerin eksik olmadığı bir yerde bile şanssız sıfatını hak ediyorsa vaziyetin boyutlarını siz düşünün. Bu adam Gotham gibi kirli bir şekilde birşeyleri değiştirmeye çalışan, bu nedenle mecburen bir kanunsuzdan yardım alan, karısından boşanmış, ikinci karısı (ve hayatının aşkı Sarah Essen) öldürülmüş, kızı Joker tarafından sakat bırakılmış bir iyi polis. Başına son gelen olay ise karşısında tamamen çaresiz kaldığı geçmişinin parçası; oğlu James Jr.ın dönüşü.  Raporlu bir “psikopat”, Barbara’nın sözüne bakılırsa bir katil, hiçbiri olmasa bile “ürkütücü” bir adam James. Yıllardır yokluğu hissedilmiyordu ama varlığının Gordon’ın iç dünyasını yerle yeksan edeceği kesin.

Scott Snyder ve Francesco Francavilla‘nın ellerinden çıkan “Skeleton Cases” Detective Comics #871 ve #872′de backup olarak yayınlanan maceranın üçüncü kısmı. Hikaye aksiyon şöyle dursun, karakterlerin sonunda ancak dört-beş adım kıpırdadığı, alabildiğine klostrofobik bir ortamda geçiyor: Gordon ve oğlunu seneler sonra biraraya getiren bir cafede. Snyder’ın mükemmel diyalogları ve Francavilla’nın “pulp” izleri taşıyan çizimleri Skeleton Cases’i can alıcı bir anlatıma sahip bir hikayeye dönüştürüyor. Gordon’ın oğlunun üzerindeki ketçap lekesini kan zannetmesi ve korkunç (kelime anlamıyla korkunç!) bir espri anlayışına sahip James Jr’ın “Evet baba, sen Barbara’yla konuşurken buradaki garsonu öldürdüm. Kafasını erkekler tuvaletine tıkadım.” deyişi, baba-oğul arasındaki güvensizliği, kuşkuyu ve hepsinden öte uzaklığı vurucu bir şekilde gözler önüne sererken, konuşma sırasında tuvaletin kapısının altından süzülen su Gordon’ı olduğu kadar biz okuyucuyu huzursuzluğa ve paniğe sürüklüyor. Neden döndüğü sorusuna artık düzeldiğini ve yeni bir başlangıç aradığını söylese de sadece Gotham’da olması bile tansiyonu yükseltmek için yeterli olan James’in niyeti ne olursa olsun ortalığı bulandıracağını düşünüyorum.

“You’re fooling yourself again.And you know it.And it’s a dangerous hole you’re headed down.Because you can pretend the poison’s gone. Pretend it’s been cleaned out. But deep down you and I know it’s still there circulating through.”
Detective Comics #874′deki 2. macera ise Red Robin’in bu sözleriyle start alıyor. Geçen sayıda Dealer tarafından zehirlenen Dick’de ilacın etkilerinin devam ettiğini söylemek mümkün, kahramanımız hala neyin gerçek neyin halüsinasyon olduğunu söyleyemeyecek bir durumda. Snyder’ın zehir metaforunu kullanarak vermek istediği Gotham Şehrinin karanlığının Dick’i girdap gibi içine çektiği hissi kesinlikle yerine ulaşıyor. Surata atılan sert bir yumruk gibi gelen Skeleton Cases’dan hemen sonra gelmesi, setup görevi gören bu maceranın etkisini azaltıyor ama ortadan kaldırmıyor. Ufukta yeni bir düşman var. (İpucu: Dick’in gördüğü ya da gördüğünü sandığı köpekbalığı kapı gibi foreshadowing)

Scott Snyder yine on üzerinden onluk bir iş çıkarmış. Çizer Francesco Francavilla ise Jock’ın yerine Detective’in sürekli çizeri olmasını istediğim bir adam zaten. Snyder daha iyisini yapana kadar, raflardaki en iyi Batman bu.
Alın, okuyun, okutun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap