28 Temmuz 2011 Perşembe

Detective #880


Joker: You're not my BAT. My Bat has wings of fleshhhh, skin between the fingersss. You smell like feathers, little bird.

Jim Gordon dünyanın en bahtsız adamı olabilir mi? Hakikaten. 72 yıllık yayın hayatından geçtim, üç boyutlu bir karakter olarak geliştirilmeye başlandığı 1988'den beri (kabaca Killing Joke ve Batman Year One diyelim) başına gelen felaketleri saymak bile insana DC editörlerinin karaktere garezi olduğunu, ya da Gordon rezidansında suların 20 küsur yıldır kesik olduğunu düşündürtüyor. Chatbox'ta tengunner'ın  yaptığı "Ali Rıza Bey" benzetmesi Detective #880 ile çağ atladı resmen. Ben de biraz korka korka bir kehanette bulunmuş, bu sayıdan sonra siteye Yaprak Dökümü Soundtrack'ten acıklı şarkılar koymak zorunda kalabileceğimi yazmıştım. Keşke sussaydım diyorum. Ha, sözünü verdiğim gibi şarkıyı koyacak mıyım? Hayır, hemen kıvıracağım. Çünkü Scott Snyder ve Jock'a haklarını teslim etmek lazım, Gordon'ın 3. sayfa haberlerine taş çıkartacak felaketlerine yenisinin eklenmesini (ve birazdan değineceğim mantık hatalarını) görmezden geldiğimiz zaman, Joker'i, çizimleri ve plot twist'iyle gerilim kat sayısı yüksek, iyi "görünen", atmosferik bir sayıya dönüşüyor #880.


Genel olarak beğendiğim bir sayı için neden hafif ti'ye alan bir giriş yaptığımı soracak olursanız, dergiye başladığından beri Gotham'a yeni bir soluk getirdiğini düşündüğüm ve kalıplaşmış çizgi roman senaryolarında direttiğini gördükçe beni üzen Scott Snyder'ın yüzünden derim. #871'de gümbür gümbür başlayan Snyder/Jock/Francavilla koşusu yarısından fazlası geride kalmış olan 2011 yılı içerisinde çıkmış Batman serüvenleri arasında bir çok yönüyle en kışkırtıcı, bazı taraflarıyla da en sıradan sıfatlarını hak edecek iniş çıkışlara sahne oldu. Karakterleri on ikiden vurmuşken, güçlü bir temaya sahipken, yeni kötü adamlar yaratılabileceğini göstermişken, tavan arasında kalmış tozlu karakterleri geri getirme ısrarcılığı yüz üzerinden yüzlük olabilecek bu seriye çok puan kaybettirdi anlayacağınız.

Her neyse... Bir değişiklik yapıp kapaktan başlamak istiyorum. Ki aksi düşünülemezdi, uzun zamandır gördüğüm en yaratıcı kapaklarından biri Jock'ın çizdiği #880 kapağı. Yarasaların bir araya gelerek tamamladığı Joker portresi, topu topu 3 renkte Joker'i tanımlamış; kocaman bir ağız, korkutucu bir gülümseme ve bana çizgi filmlerde paragöz karakterlerin göz bebeklerindeki dolar işaretlerini ve aşık anime kızlarının gözlerinden çıkan kalpleri hatırlatan Batman işaretleri, Joker hakkında bilmemiz gereken her şeyi ortaya koyuyor. Bu haliyle dışavurumcu bir çalışma olduğu bile söylenebilir. Zaten ön izleme sayfaları düştüğü günden beri profil resimlerini, imzaları süsleyen kapağın ilerde klasik Joker kapaklarından biri sayılacağını düşünüyorum. Kaç kişi bu kadar basit bir fikri, böyle vurucu bir esere dönüştürebilir?

İçeriğe geçersek, Joker'in kaçması üzerine Komiser Gordon'ın paniğe kapılmasıyla başlıyor macera. James Jr. olayını saymazsak, bu sayının asıl defosu bu açılış sekansında, Gordon'ın haberi alır almaz Joker'in eski karısı Barbara'nın peşinden gideceği sonucuna ulaşması garip. Tamam, Joker geçmişte Gordon ailesiyle çok uğraştı. Kızını sakat bıraktı, ikinci eşi Sarah'yı öldürdü, ama Joker'in en büyük takıntısının Gordon ailesi olmadığını da kabullenmek gerek. Bu mantıkla yaklaşırsak, bir Robin öldüren, bir diğer Robin'i bağlayıp Noel ağacına dönüştürmeye çalışan, sonuncusunu canlı canlı tabuta kapatan Joker'in Arkham Tımarhanesi'nden kaçar kaçmaz yine Robin'e musallat olacağı da düşünülebilirdi o zaman. Hiçbir zaman önceden tahmin edilir olmamış, motivasyonu anlaşılamayan, bazen keyif için, bazen Batman'i uğraştırmak için suç işleyen Joker'in, Simpson ailesini öldürmeye odaklanmış Sideshow Bob gibi tek bir amacı varmış gibi gösterilmesi olmamış. Ha, şaşırtmacalı sonu etkileyici kılmak için Gordon'ın sözüyle manipüle edilmemiz ve hemen "olayın sorumlusu Joker" hükmünü vermemiz gerektiği düşünülmüş. Ama ben ikna olmadım doğrusu. Aynı yöntem, karakterleri tanımadığımız bir polisiye romanda tutardı. Hepimizin bildiği Joker'de değil. Yine de acımasız davranmayayım, çizgi roman formatında henüz yeni sayılabilecek Snyder'ın, klasik kurgu teknikleri üzerinden gitme acemiliğini gösterdiği şeklinde yorumlayayım. 



Sayının ikinci defosu ise sonunda geliyor. *SPOILER* Barbara'ya Joker gazı veren kişinin Joker değil, James Jr. olduğu öğrenildi. (Sürprizli sonun dikkatli okurlar için çok da sürpriz olduğunu sanmıyorum. Detective #875'deki flashback sahnesinde James Jr'ın küçükken cadılar bayramında Joker kılığına girdiğini gösteren panel kocaman bir ipucuydu, foreshadowing'in kralıydı.) İyi de, Snyder/Jock'ın ilk hikayesi Black Mirror'da da Dealer'ın yaptığı tam olarak bu değil miydi? Eski kötülerin yöntemleriyle suç işlemek? Alın, Scott Snyder'ın kendini tekrarladığına dair bir belge daha!

Joker azıcık ucundan Dealer gibi konuşuyor, ama kişiliği düzgün ele alındığı, karakterdeki psikoseksüel altmetni işlerken Kevin Smith gibi mide bulandırıcı bir çizgiye getirilmediği için eleştirmeye içim elvermedi. Tepeden tırnağa rahatsız edici bir Joker var burada.
Karşısına çıkan Batman'in Bruce yerine Dick olduğunu anlaması, şak diye "Little bird"ü yapıştırması ayrı güzellik. Adamın "Sen benim muhatabım değilsin." tutumu sayıyı zevkli kılan kısımlardandı ne yalan söyleyeyim.

Bu arada, karakterlerin Gotham'ı uğursuz, canavar bir şehir gibi görmeleri ve Joker'i şehrin mimarı olarak düşünmeleri, yine Snyder'ın yazdığı Gates of Gotham'da yaşananlarla paralellik içeriyor. Bilinçli bir tekrar mı, yoksa rastlantısal mı olduğu konusunda kararsız kaldım.

Çok da anlatıp, okumamış olanların tadını kaçırmayayım, zaten yazı tahminimden uzun oldu.

Detective Comics #880, Scott Snyder'ın yaptığı irili ufaklı hatalarını iyi yazılmış diyalogların ve Jock'ın çizimlerinin arkasına gizleyerek çok sağlammış gibi pozladığı bir iş. Eh, bu da başlı başına bir yetenek olsa gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap