8 Ağustos 2011 Pazartesi

batman year two

Batman Year Two

Hani kaya gibi filmlerin çok kötü ikincileri üçüncüleri vardır ya, vermek istedikleri mesajlar, sahip oldukları temalar orijinalleriyle ilişkilendirilemediği gibi, aynı cümlede yer almaları bile kişide tiksinme duygusu uyandırır. Baş karakter tanınmayacak halde, olaylar da zorlama değil, ittirmedir resmen. Batman severler olarak hiç de yabancı olmadığımız bir hüsrandır bu üstelik. Joel Schumacher'ın çektiği Batman Forever ve Batman & Robin sayesinde devam filmlerinin asidi kaçmış kola tadını iyi biliriz. 


1987 yılında yayınlanan Batman: Year Two'da Mike W. Barr, abileri Frank Miller ve David Mazzucchelli'nin Year One'ının izlerini takip etme iddiasıyla ortamlara dalmış, ne var ki adım atar atmaz tökezlemiş. Barr'ın Batman denemesinin "Bir karakter nasıl baştan aşağı yanlış yazılır?" konulu bir akademik çalışmaya ilham olmaması için tek gerekçe göremiyorum. Vasat yetenekler Frank Miller olmaya çalışınca böyle oluyor işte.

Şu kapaklara bakıp, bana gözünüze çarpan tuhaflığın ne olduğunu söyler misiniz? Doğru bildiniz: Batman silah taşıyor. Dikkat çekmek için uydurulmuş bir eşantiyon da değil hem. Batman Year Two'da macera boyunca elinde bir tabancayla koşturuyor.

Sıradan bir tabancayla da değil, Joe Chill'in anne ve babasını öldürmek için kullandığı tabancayla!


Şimdi Batman Year Two'yu niye "yanlış" olarak nitelendirdiğimi çözmüşsünüzdür herhalde. 
Max Payne silah kullanır, Hitman silah kullanır, Punisher silah kullanır. Batman SİLAH KULLANMAZ. Bu kadar basit. Batman'in hiç silah kullanmışlığı yok mu diye soracak olursanız şayet, karakterin mecbur kaldığı anlarda "sıkar, giderim" moduna geçtiği 1939 yılını örnek gösterebilirim. Ancak, Bat-Man (bitişik değil, dikkat!) o zamanlar "yapım aşamasında" bir eskiz gibiydi ve bazı editör ve yazarların dikkatlerinden kaçmış olsa da 1940 ve sonrasında hep silahlardan nefret eden bir kahraman olarak yazıldı. Year Two'nun açılışındaki sahnede bile soygunculara "O elindekilere güveniyorsanız, en baştan kaybettiniz."  cilası çekiyor Batman. Yirmi sayfa sonra kıvıracağını bilemediğimiz için biz de saf saf "Vaaay" diyoruz.

Batman bu kadar nefret ettiği bir işi yapmak zorunda kaldıysa Year Two'da gerçekten de çok kötü bir olay yaşanmıştır? O da değil! Batman çizgi romanın başında bir kez yenilgiye uğradı ve bu yenilgi, yaralarının iyileşmesini bile beklemeden eline silahı alıp "kötülerle anladıkları dilden konuşacağım!" demesine yetti. Dünden hazırmış gibi. Hayır yani, maske ve pelerin takıp sokaklarda katillerin peşinde koşarken ne olmasını bekliyordu ki? Önünde sonunda yaralanacaktı, dayak yiyecekti, ölümden dönecekti. İlk mağlubiyette asla eline almamaya yemin ettiği o silahı tutacak kadar zayıf bir karakter mi Batman? Mike Barr yazıyorsa, evet öyle.

Normalde Mike'ı severim (yetinmeyip, senli benli de olurum :)) 80'ler çizgi romanlarına özel ilgi duyduğum için yazdıklarına da aşinayım, içlerinde sevdiğim maceralar dahi var, (Detective #569 ve #570'deki Joker/Catwoman macerasına bayılırım.) ama Year Two seviyesine nasıl ulaştığı benim için evrenin sırlarından biri olarak kalacak. Sarhoş eden çılgın fikirlerinin sonu gelmiyor efendim, durduramıyoruz. Hikayenin başlarında tanıştığımız Rachel adlı kızımız, önce Bruce'un çıkma teklifini rahibe olmasına günler kaldığı bahanesiyle reddediyor, ertesi sayıda kahramanımızla parklarda bahçelerde öpüşüyor, bir sonrakinde de yediği kurabiyeden çıkan yüzüğü takıp, evlenme teklifini kabul ediyor. Veee aynı Rachel, Year Two'nun baş kötüsü Reaper'ın kızı! Barr sürekli ateş etmiş de, bırakın onikiden vurmayı, hedef tahtası dışında her yeri delik deşik etmiş gibi.



Geriye kaldı en büyük bomba... Sıkı durun! Silahlı Batman, Reaper'dan o kadar çok korkuyor ki, onu yenmek için bir suç çetesiyle ortak çalışıyor macera boyunca. Peki partneri kim? Joe Chill. Anne ve babasını öldüren Joe Chill! Ona hayatının travmasını yaşatan Joe Chill! Yazarın ikilinin arasında, yaramaz çocuğa bakmak için görevlendirilmiş gönülsüz dadı, nefret ettiğini zannettiği komşusuna aşık olduğunu fark eden genç kız filmlerindeki dinamiği kurması da Year Two'ya harcanan kağıtlara üzülmenize yol açıyor.



Çizimlere gelirsek, Alan Davis sadece ilk sayıyı çizmiş. Diğer üçü Todd McFarlane'a ait. Henüz Spider-Man ve Spawn ile süperstar olmamış bir McFarlane var burada. Sonraki işlerine kıyasla daha basit, daha abartısız bir tarzda çiziyor. Yalnız, adamın pelerin fetişi o zamanlardan belliymiş. Norm Breyfogle'dan sonra en hareketli Batman pelerinini McFarlane çiziyor kesinlikle. Year Two'yu dibe batmaktan kurtaran bir kahraman varsa: o Todd McFarlane'dır. Nokta. 

Madem bütün olmamışlıkları saydım, yazıyı bitirirken iyi bir haber vereyim de neşemizi bulalım: Batman Year Two devamlılıktan silindi. Yani bu hikayede yaşananlar hiç olmamış kabul ediliyor. 

Allah allah, neden acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap