26 Ağustos 2011 Cuma

Planetary/Batman

Ukalaca genellemeler ortaya atmayı sevmem, ama görünen köy kılavuz istemez; süper kahraman çizgi romanlarında Batman Spawn'a, Spawn Spidey'e, X-Men Authority'e, aşçı uşağa tarzı crossoverlar kolay yoldan para kazanmak için yapılan, sıfır derinlik sahibi, çabuk unutulan, balon çalışmalar olurlar. O kadar ki, düne kadar "Kim kimi döver?"in dışına çıkmış, karakterleri ileriye taşıyan bir crossover okuduğumu bilmem. Gelgelelim, Planetary/Batman adında fıstık gibi bir crossover'a rastladım ve demek ki yapılabiliyormuş dedim kendime. 

Planetary, Warren Ellis ve John Cassaday'in bebeği. 1998-2009 yılları arasında DC'nin WildStorm kolunda 27 sayı yayımlanmış olan seri, 20. yüzyılın sırlarını açığa çıkarmaya çalışan gizem arkeologları Elijah Snow, Jakita Wagner ve Drummer'ın serüvenlerini anlatıyor. Seri ile ilişkim Batman'li hikayeyi okur okumaz aç bir kurt gibi saldırdığım, prolog görevindeki Planetary #0 ile sınırlı olduğu için, bir tanım yapmam ne kadar doğru bilmiyorum, yine de az çok fikriniz olması açısından okuduklarımdan çıkardığım kadarını kısaca toparlamam gerekirse, süper kahraman çizgi romanı olup da süper kahraman çizgi romanının eleştirilesi yanlarını parmakla gösteren, klişelere dokunduran, değdiren, çok İngiliz, nev-i şahsına münhasır bir çizgi roman Planetary. 8 sayfadan oluşan "giriş macerası"nda karakterleri tanıtmak, enfes bir Hulk analizine yer vermek ve mecradaki bazı eski kalıpların ölmeleri (ve gömülmeleri!) teması etrafında pervane gibi dönen bir yapı kurmak herkesin harcı değil. Devamını okumak için kıvranıyorum!


Yazımızın konusuna dönelim. Planetary/Batman'de Snow, Jakita ve Drummer, gerçeklik bükme gücüne sahip John Black isimli bir katilin peşinden Gotham Şehri'ne gelirler. Planetary evreninde Gotham'ın bir Batman'i yoktur, ancak Black'i bulduklarında, adamın paralel evrenlerle oynama gücünün devreye girmesi sonucu Planetary'nin dünyasıyla Batman'inki iç içe geçer. Sonra mı? Tabii ki merakla beklenen Planetary ve Batman karşılaşması gerçekleşir.

Gördüğünüz gibi, hikaye son derece sıradan. Planetary/Batman'in sırrı bu her crossover sayısında rastlayabileceğimiz basmakalıbı işleyişinde yatıyor. John Black'in güçleri, Batman ve Planetary'i bir araya getirmek için üretilmiş bir bahane değil, zira sayfalar ilerledikçe gerçeklik bükmenin Batman'in dış görünüşü ve kişiliği üzerindeki etkilerine tanık oluyoruz. Modern Çağ Batman'den, "kadın düşman kovucu sprey" taşıyan 1966 Adam West Batman'e, The Dark Knight Returns'ün Clint Eastwood-Batman'inden, 70'lerdeki Neal Adams'ın kara şövalyesine, 1939 Bob Kane'in Bat-Man'ine, karakterin dünden bugüne iz bırakmış ne kadar enkarnesi varsa Planetary ekibinin karşısına çıkıyor. Hali, hareketleri, yöntemleri apayrı olduğu halde, tüm yarasa adamlar ortak bir amaçta birleşiyor: John Black'e hak ettiği cezayı vermek. 


Anlatırken kulağa Batman'i ezberlemiş okurların seveceği türden, geek işi bir çizgi romanmış gibi geldiği açık, ama Warren Ellis'in metni o kadar sade, göndermeler o kadar kararında ki, hiç Planetary okumamış, Batman'i de "oradan buradan" bilen birisi bile bu hikayeyi sıkılmadan okuyabilir. Batman fanatiklerinin ise Ellis'in aralara serpiştirdiği nüansları fark ettikçe ağızlarının suları akacaktır, kesin.

Planetary/Batman'i güçlü kılan unsurlardan bir diğeri de John Cassaday'in illüstrasyonları. X-Men okurları Cassaday'i, Astonishing X-Men serisindeki parmak ısırtan işlerinden hatırlayacaklardır. Planetary/Batman'de aynı etkileyicilik sürüyor. Arka planları neredeyse yok sayıp, karakterleri daha bir kanlı canlı hissettirmek Cassaday'in taktiği, ve bu taktik Batman'in birden çok kostümünü çizdiği bu hikayede çok işe yarıyor. Hele zirve noktasında beliren bir "gerçekçi Batman" dizaynı var ki... Tarif etmeye kelimeler yetmez.

İyi bir crossover söyle bana, içinde Batman olsun diyorsanız, Planetary/Batman tam size göre bir çizgi roman. 

Ben de şimdilik kaçıyorum izninizle. 27 sayı Planetary beni bekler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap