29 Eylül 2011 Perşembe

The Dark Knight #1

Tanım: Batman yazmaya yeltenen herkesin aklına gelebilecek bir senaryoya sahip çizgi roman.

Superman'i baştan yaratan Action Comics, kahramanları acele etmeden bir araya getiren Justice League, ezber bozan Wonder Woman, çok başarılı işler Animal Man, I Vampire, Batwoman, dev hayal kırıklıkları Superman, Batgirl derken herkesin ağzındaki "yeni 52"nin birinci sayılarının tümünü dün itibariyle elden geçirmiş olduk, şimdi derin derin nefes alma vaktidir! Amma ve lakin, konu Batman dergilerine geldiğinde rahatlamak pek olası gözükmüyor. Detective Comics'in Tony Daniel'in komutasında uçurumdan yuvarlanışı, Batman and Robin'in "Ben senin babaaağnım çocuğum" sığlığında seyretmesi çok dokunmadı da, geçen haftaki Batman #1'in vasatlığı koydu be Alfred! Daha Batman'in bozgunu geçmeden gelen Batman The Dark Knight #1 ise hem kendini batırdı hem de Batman #1'i aşağıya çekti. Neden mi? Çünkü iki sayı da neredeyse aynı öyküye sahip!

Batman üzerini değiştirir, Bruce Wayne olarak bir baloya katılır, Bruce baloda gelecekte kostümlü düşmanlar olarak kafamıza kafamıza vurması muhtemel yeni birileriyle tanışır, Arkham akıl hastanesinde firar olur, Batman kaçkınları yakalamak için olay yerine gider.

Oluş sıraları farklı, ama iki dergide de gerçekleşen olaylar bunlar. Yanlış anlaşılmasın, kimse kimseden çaldı diyecek değilim, zaten bir hafta arayla piyasaya çıkmış iki sayıdan bahsediyoruz, akıl dışı olur araklama olduğunu iddia etmek. Dikkat çekmek istediğim, Batman #1'de Scott Snyder'ın ve The Dark Knight #1'de Paul Jenkins ve David Finch'in, hiç risk almadan, Batman yazarı herkesin aklına gelebilecek ilk fikirleri birinci sayılarında kullanınca kaderin cilvesi sonucu pişti olmaları. Editörler ne yapıyor, insan sahiden merak ediyor. 

Nedir? Karşılaştırma halinde Batman #1 havada karada Batman The Dark Knight #1'i geçer geçmesine de, orijinallik konusunda aralarında çok fark göremiyorum. David Finch relaunch öncesinde de Golden Dawn gibi kendisi adına utanmamı sağlayan bir macerayla huzurlarımızdaydı, ancak yeni seride yardıma gelen gelen Paul Jenkins'in, aslen bir çizer olan David Finch'in -en nazik üslupla nasıl söylesem?- pek iç açıcı olmayan senaryolarını derleyip toparlayacağını ummuştum. Yanılmışım. 



İlk sayının çizimler dışında artı olarak kabul edilebilecek bir numarası yok. Finch'in Jim Lee'ye yakın tarzı, Batman hayranlarının hoşlanacağı resimler ortaya çıkarıyor. Gotham manzaraları iyi, düşmanlar tipsiz, kızlar güzel, daha ne olsun? Kızlar demişken, Bruce'un baloda tanışma şerefine nail olduğu Jaina Hudson'ın, Jezebel Jet'in yolunda yürüyüp bir villainess olacağı kehanetinde bulunmadan edemeyeceğim. 

Final de tam bir fiyasko. SPOILER  Two Face, Venom ile devasa bir yaratık olmuş (Arkham Asylum'ın sonundaki Joker boss dövüşünü hatırlayın) ve bundan böyle One Face olarak anılmak istiyormuş. Oldu. Cnm. Sçs. Kib. Öptm. Bye. SPOILER

Aramızda kalsın, bu sayıdaki Arkham toplu kaçışı bu haftanın ikinci, bu ayın üçüncü, son beş ayın dördüncü, son üç yılın beşinci Arkham firarı. Ne yaratıcılık ama!

Hakkında duyduklarınız sizde merak uyandırdıysa (uyandırmasın diye uğraştık o kadar! :)) The Dark Knight #1'e bir şans verebilirsiniz, ama aynısının daha iyi yazılmışı varken ne gerek var, orası muamma. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap