1 Kasım 2011 Salı

Dünden Bugüne Batman Oyunları

Şu anda birileri Batman: Arkham City'de The Dark Knight Returns skin'ine bürünmüş, Gotham'ın karanlık sokaklarında ne kadar ipsiz sapsız punk varsa dayak manyağı yapıyor, birileri Dr. Hugo Strange'e sövüyor, birileri değişik kamera açılarından Catwoman'ın araç ve gereçlerine zoom yapma derdinde, birileriyse çoktan oyunu bitirmiş, 8-9-10 üçlüsünden en uygun bulduğu puanı yapıştırmış, yetmezmiş gibi bir üst zorluk derecesinden tekrar başlıyor oynamaya. Şimdiden 5 milyona yakın satan Arkham City, oyun severlere kendilerini Batman gibi hissetmeleri için gerekli ne varsa bir arada sunuyor: olağanüstü grafikler, gaza getirici müzikler, birinci sınıf seslendirme... Pacman'li, Tetris'li Karanlık Zamanlar'dan başlayıp, Call of Duty'li, Battefield'lı, Portal'lı 2010'lara uzanan macerasında Kara Şövalye düşe kalka da olsa ("Neden düşeriz Bruce?") çizgi roman/film uyarlaması oyunların lanetini ortadan kaldırmayı başardı. Oyun camiasına bundan 25 yıl önce, koca kafalı, tombul, Marioesk bir imajla dalan Batman'i flashback tüneline sokalım, kayda değer oyunlarını gözden geçirip, kahramanımız nereden nereye gelmiş hatırlayalım. 


BATMAN(1986)


Robocop, Rambo, Cobra, Addams Family, Jurassic Park gibi filmlerin lisanslarıyla almış yürümüş olan, 80'li yılların en büyük oyun şirketi Ocean Software'in piyasaya çıkardığı Batman, checkpoint system'a sahip en eski 3D oyunlardan biri (belki de en eskisi). Batman karakterinin küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk bir Adam West klonu olduğu oyunda amacımız Robin'i kurtarmak. Bu uğurda durmadan izometrik odalara girip önümüze çıkan The Simpsons'ın Treehouse of Horror bölümlerindeki uzaylılara benzeyen düşmanlarla kapışıyoruz.


Çıktığı günlerde çok iyi eleştiriler alan oyun, bugünün gigabyte'lar tutan, görselleri fotoğraflardan farksız oyunlarının yanında çok gülünç kalıyor takdir edersiniz. Tomaz Kac de böyle düşünüyor olacak ki, bu nostaljik oyunun şeker gibi bir remake'ini yapmış. Batman oyunun resmi olmayan bu yeni versiyonunu merak ediyorsanız Retrospec'e bir uğrayın derim.

Batman The Caped Crusader (1988)


Ocean Software hızını alamamış, ilk oyundan 2 yıl sonra bir Batman oyunu daha piyasaya sürmüş. Comics lisansının ekmeğini yese de, 1960'lar TV dizisi tadında olan ilk oyundan farklı olarak bu kez sapına kadar çizgi roman Batman'i karşımızda var hem de. 


2 bölümden oluşan bir arcade adventure olan The Caped Crusader'da, yarasa adam Joker ve Penguin ile karşı karşıya geliyor. Çizgi roman sayfalarını andıran paneller zamanının ilerisinde. Oyunun aldığı puanlar çok yüksek. 

Batman (1989)


1989 Batman'in yılıdır. Tim Burton'ın sinemaya taşıdığı kara şövalye çocuklar ve gençler arasında bir fenomen olur. Oyuncaklar ve oyunlarının da önü alınamaz. Sunsoft firmasının kotardığı SNES oyunu Batman, Batmania'nın video oyunları dünyasındaki ilk yansımasıdır. Filmin senaryosunun şaşırtıcı ekstra karakterlerle süslendiği bu platform oyununda 5 level mevcut: Gotham City Streets (Final boss rolünde sürpriz bir isim, Killer Moth var!), AXIS Chemical Factory (Filmde Jack Napier'ın ölüp, Joker'in doğduğu yer. Oyunumuzda Machine Intelligence System ile savaşıyoruz), Underground Conduit (Sürpriz boss: Electrocutioner), Laboratuary Ruins ve Gotham Cathedral (Müdür kim? Firebug!). Son level'da Joker ile karşılaşıyoruz. 


Her level öncesi filmden cutscene'ler izleten oyunda kahramanımız Batarang, Spear Gun ve Dirk silahlarını kullanabiliyor. Komiser Gordon ve Vicki Vale de yan karakterlerimiz.

1990 yılına geldiğimizde hiçbir alt başlığa gerek duymadan BATMAN etiketiyle piyasaya çıkan bir çok oyun görüyoruz. Hemen hepsi Tim Burton'ın filminin senaryosunu takip ediyor. Sunsoft ve Numega'nın ürettiği Sega Mega Drive ve Atari versiyonları gayet güzel. Ayrıca 1992 yılında Batman oyununa bir de devam hikayesi yapılmış: Return of The Joker (veya Sega Genesis'deki adıyla Revenge of The Joker)

Batman Returns (1992)


Yine bir film uyarlaması olan ve yine bir çok platformda karşımıza çıkan Batman Returns, Batman oyunları arasında bir dönüm noktası denebilir. Özellikle SNES versiyonu, grafiklerinin -elbette döneme göre- güzelliği, müziği kullanımı ve oynanabilirliğiyle önceki oyunlardan bir kaç gömlek üstün. Oyunu çıktıktan yıllar sonra bilgisayarda bitirmiş bir oyunsever, aynı zamanda favori Batman filmi Batman Returns olan bir fan olarak, Batman Returns'ün filmin ruhunu çok iyi yansıttığını söyleyebilirim. Sırf Michelle Pfeiffer'ın Catwoman'ının yer aldığı Game Over ekranını görebilmek için mahsuscuktan yenilmişliğim bile vardır hani, hehe.


Beat 'em Up türündeki Batman Returns'de, Penguin'in yönettiği Red Triangle çetesinin ucubelerini pataklamakla yükümlüyüz. Beşinci level'da Batmobile'i kullanıyoruz ve mutlu oluyoruz. Çok olumlu eleştiriler alan Batman Returns'ün tek üzücü yanı filmdeki Batman/Catwoman/Shreck'li final sahnesine yer vermemesi, onun da "oynanacak" bir tarafı olmadığı için dert etmemek lazım.

Batman The Animated Series (1993)


Sıradaki oyunun bendeki yeri apayrı. Nedeniyse 4-5 yıl gecikmeyle de olsa oynadığım ilk Batman oyunu olması. "Kasetli Gameboy"un siyah beyaz efsanesi Batman The Animated Series, adaşı çizgi film gibi, Kara Şövalye'yi en büyük düşmanlarıyla çarpıştırıyor. Platform türündeki Batman TAS'de 5 level var. Joker, Scarecrow, Mr. Freeze, Catwoman, Poison Ivy, Riddler ve Penguin gibi Rogues Gallery'nin en azılıları ilk defa 32 kısım tekmili birden bir Batman oyununda yer alıyorlar. Kendi adıma, Mr. Freeze'li bölümün çok zor olduğunu söyleyebilirim. Boss fight'a gelene kadar geçmem gereken üçüncü sınıf buz adamların Batman'i kolayca dondurmaları ve Batman'in buz kütlelerini kıramadığı her saniye bir canının gitmesi deli ederdi beni. Bir bölüm bitip, diğeri başlarken çıkan "ara sıcak" (çok sıcak!) Catwoman'a da el kaldırmaya kıyamazdım (Evet, burası yazarın Catwoman'a aşık olduğunun anlaşıldığı kısım :))


Batman The Animated Series'in ilgi çekici yanlarından bir diğeri de bazı bölümlerde Robin'i de kontrol edebilmemiz. 

P.S.: Danny Elfman'ın muhteşem müziklerinin Gameboy'da nasıl kakafoniye dönüşebileceğine tanık olmak isterseniz, bu oyuna bir 5 dakikanızı vermelisiniz.

The Adventures of Batman and Robin (1994)


Aslına bakarsanız yazıya başlamadan önce zihnimde "Arkham Asylum'dan önce bu memlekete adam gibi bir Batman oyunu gelmedi!" gibi bir düşünce vardı ama liste ilerleyip, ben eski oyunların rom'larıyla haşır neşir oldukça 90'ların başındaki film ve BTAS uyarlaması oyunların bazılarının taş gibi olduklarını fark ettim. Tuhaf. 

Konami'nin geliştirdiği The Adventures of Batman and Robin, çizgi filmin rüzgarını çok doğru bir yönde kullanan bir oyun. Joker, Poison Ivy, Two Face, Riddler, Catwoman, Scarecrow, Harley Quinn, Man-Bat, Rupert Thorne, Clayface gibi kötülerin yanı sıra Komiser Gordon, Alfred, Harvey Bullock, Barbara Gordon (henüz Batgirl değil) ve Summer Gleeson gibi yardımcı karakterlere de yer vererek birkaç sene önceki oyunlarda bir-iki düşmanla yetinmek zorunda olan hayranları zevkten zevke koşturmuş adamlar.

Oyunun Sega CD versiyonunundaki animasyon sekansları birleştirildiğinde (toplam 16 dakika!) Batman The Animated Series hayranlarının "kayıp bölüm" olarak kabul ettikleri bir çizgi filme dönüşüyor. Oyunun seslendirme kadrosundaysa kimi ararsanız var, Kevin Conroy, Mark Hamill, Arleen Sorkin, Diane Pershing...


The Adventures of Batman and Robin'in türevlerine göre oldukça zor olduğunu da belirtmekte yarar var, bitirene kadar resmen çatlıyorsunuz.

BTAS ve Batman Beyond evreninde geçen Chaos In Gotham ve Batman Beyond: Return of The Joker gibi oyunlar da yakın tarzdaki fena sayılmayacak denemelerden.

Batman Forever (1995)


Probe Entertainment'ın geliştirdiği Batman Forever, Joel Schumacher'ın ilk Batman filminin konusunu takip ediyor: Batman ve Robin, Gotham sakinlerinin sırlarını çalmak isteyen Two Face ve Riddler'a karşı güçlerini birleştirirler. Bir beat 'em up klişesi olan oyunda, henchmen bolluğundan geçilmiyor. 


Pek tutmayan oyunun en büyük eksisi yükleme problemleri. 16-bit oyunlarda görmeye alışkın olmadığımız kadar sık belirip duran Hold On (Lütfen bekleyiniz...Lütfen bekleyiniz...Şimdi karşıya geçebilirsiniz!) yazısı oyun deneyiminizi işkenceye dönüştürebiliyor. Kafa karıştırıcı kontroller kötü adamları dövmeyi bile sıkıcı hale getirmiş. Düşmana yumruk atıyorsunuz, o ağır çekimde yere düşüyor, siz yürümeye devam ediyorsunuz. Yukarıda bir yere kanca atmanız gerekiyor ama arka plan o kadar karanlık ki rastgele fırlatmak zorunda kalıyorsunuz. Ben de bazen çok şey bekliyorum. Film neydi ki, oyunu ne olsun?

Batman Vengeance (2001)


Bruce Timm'in Batman The Animated Series ve The New Batman Adventures çizgi filmlerindeki olay yaratan karakter/mekan dizaynları bir video oyununa aktarıldığında, tüm stilize çizimler ve 3D evliliklerindeki gibi sakat bir çocuk doğdu: Batman Vengeance. Ubisoft'un geliştirdiği ve altıncı nesil konsolların her biri için üretilen Batman Vengeance, özellikle PC versiyonuyla dev bir hayal kırıklığı yaratıyor. Art deco tasarımların kartondan ayırt edilemediği, kırmızı gökyüzü/gri bina sınırlandırmasının nereye gideceğimizi tahmin etmemizi engellediği ve dolayısıyla oynayan herkesi avuç avuç Aspirin de alsalar geçmeyecek baş ağrılarına sürüklediği bu arcade oyununu zamanında çok büyük heveslerle alıp, bitirmeye kasmıştım. Harcadığım zamana değdi mi? Değmedi kesinlikle. 

Facia olan PC versiyonunu bir kenara bıraktığımızda, oyunun konsol versiyonlarının gayet başarılı oldukları ortaya çıkıyor, bunu da not etmek lazım.


Batman Vengeance'ın yıllardır zihnime kazınmış olan absürd bir sahnesi var, paylaşmadan yapamayacağım: Harley Quinn kılık değiştirmiş, peruk takıp, hanım hanımcık elbiseler giymiş ve Batman'in kurtarması gereken "mağdure" rolünü oynuyor. Kurtarıldıktan sonra Batman ile konuşuyor abla, ama sesini duysanız, Harley ile bütünleşmiş seslendirme sanatçısı Arleen Sorkin ne aksanını değiştiriyor, ne vurgu ve tonlamayla oynuyor, bildiğin Harley Quinn konuşuyor yani. Peki ya kara şövalye Batman ne yapıyor? Kadının yüzüne bakıp, hiçbir şey çakmadığı gibi "Batgirl, bu hatunda hoşuma gitmeyen bir şeyler var, araştır kimmiş neymiş." diyor!

Sevgili Bruce, biz orta okula giden halimizle, yarım yamalak İngilizcemizle olayı  çoktan çözdük, sen neyin peşindesin? Bay dünyanın en büyük dedektifi, alo?

Batman Vengeance'a benzer grafiklere sahip bir oyun daha yapıldı 2003 yılında: Batman Rise of Sin Tzu. Pek bir yenilik içermese de, Scarecrow, Clayface ve Bane gibi daha az bilinen kötü karakterlere yer verdiği için dikkat çektiğini söyleyebiliriz Rise of Sin Tzu'nun.

Batman Dark Tomorrow (2002)


Sene 2002. Batman Vengeance felaketini atlatmaya çalışan gencimiz, bir televizyon programında (Kanal E'nin Cnbc-E'ye dönüştüğü zamanlar...) tanıtımına rastladığı an grafiklerine hasta olduğu yeni Batman oyunu Dark Tomorrow için heyecan duymaktadır. Oyunu alıp, çalıştırdığı anda dünyası kararacaktır oysa... 

GameCube ve Xbox için üretilen Batman Dark Tomorrow, gelmiş geçmiş en kötü kontrollere sahip Batman oyunu kuşkusuz. Yapay zeka sıfır, oynarken kendinizi bir yarasa kadar kör hissetmemek için tek neden yok. Oyunu yapan ekibin elemanları da ne kadar saçmaladıklarının farkına varmış sanırım, çünkü bazı bölümlerde siz Batman'i yönetmeye çalışıp da yönetemezken (tırmanamıyor, zıplayamıyor, merdivenlerden düşüyor koskoca yarasa adam!) az yukarıya sizinle dalga geçen Joker'i koymuşlar.


Öte yandan, Brian Bolland çizimlerine benzeyen Batman'i, çizgi roman evrenine hakimiyeti ve karakter çeşitliliğiyle şaşırtır sizi bu oyun. Joker, Ra's Al Ghul, Poison Ivy gibi kadrolu villain'ların dışında, Ventriloquist & Scarface, Black Mask, Mr. Zsaz ve Ratcatcher gibi bir oyunda asla göremeyeceğinizi sandığınız tipler karşınıza çıkar. Sezar'ın hakkı Sezar'a, o günlerin en başarılı cutscene'leri de bu oyundadır. 

Batman Begins (2005)


Siz hiç neden tüm zamanların en popüler filmlerinden The Dark Knight'ın bilgisayar oyununun yapılmadığını merak ettiniz mi? Cevabınız 2005 tarihli Batman Begins oyununda saklı (sorumluları dövebilirsiniz). PS2, XBox, GameBoy Advance ve GameCube konsolları için çıkarılan Batman Begins, sıkıcılığın sınırlarını zorluyor. Christopher Nolan'ın Batman serisini başlatan filmden 20'den fazla sahneye yer veren oyun, yapay zeka konusunda çok fena sınıfta kalmış. 


Ben oyunu Ra's Al Ghul'un Wayne malikanesini istila edip, ninjalarını Bruce'un üzerine saldığı kısımda bıraktım. Tekrar oynamaya cesaret edebileceğimi de hiç sanmıyorum.

Batman Begins, GameSpot'tan 10 üzerinden 6.8 almış. Bana biraz (biraz mı?) şişirilmiş gibi geldi ya, neyse...

Batman, Spider-Man ve X-Men gibi Marvel karakterlerinin oyunlarının karşısında boynu bükük kaldığı 2000'lerde Justice League Heroes ve Mortal Combat vs. Dc Universe'de de yer aldı.

Lego Batman (2008)



"Batman" ve "sevimli" kelimelerini aynı cümle içinde kullanamıyor musunuz? Kullanabilirsiniz efendim, gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Lego Star Wars ve Lego Indiana Jones'un izinden giden bu neşeli ve sevimli oyun Lego Batman, bence Arkham Asylum/Arkham City öncesi dönemin en iyisi. 

Traveller's Tales'in ilk orjinal konulu Lego oyunu olan Lego Batman'de Batman ve Robin, Gotham Altın Rezervlerinin peşinde olan Riddler ve tayfasına (Poison Ivy, Clayface, Two-Face, Mr Freeze), uzaktan kumandalı penguen robotlarıyla şehirde korku saçan Penguin ve tayfasına (Catwoman, Bane, Killer Croc, Man-Bat) ve katedrali havaya uçurup, Joker gazıyla Gotham halkını öldürmeye çalışan Joker ve tayfasına (Scarecrow, Mad Hatter, Killer Moth, Harley Quinn) karşı savaşıyorlar. Çizgi romanlar ve filmlere yüzlerce gönderme yapan Lego Batman'de Danny Elfman'ın score'ları eşliğinde sayısız araç ve gereç kullanıp, Gotham'da kendi mahallenizdeymişsiniz gibi rahat dolaşabiliyorsunuz.


 PlayStation 2, Wii, Xbox 360, PlayStation 3, Nintendo DS, PlayStation Portable, ve PC versiyonları yapılan oyun, prestijli oyun sitelerinden hep 7 ve 8 üstü puanlar aldı. Ayrıca 2012 yılında devamı da geliyor. Holy Legomania, Batman!

Bu kadar nostalji hepimize yeter... Vakit Arkham City'e dalma vaktidir, arkadaşlar! Öyleyse Panic! At The Disco'dan gelsin: Mercenary


6 yorum:

  1. Lego oyunu ilgimi çekti ona bakıcam. Keşke arkham city'i kaldırsaydı bilgisayarım. Eline sağlık onur...

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Ellerine sağlık paylaşım çok güzel olmuş ama Arkham Asylum'u atlamışsın -o kadar önemli değil ama olsun-
    Başlangıçta saydığın o tiplerden sonuncusu oluyorum yani oyunu normal zorlukta bitirdim ve New Game + modunda başladım. Oyun bayağı güzel özelliklede oyunun bitince yeniden başlatmak yerine sanbox modunda takılıp daha çok suçlu -ya da punk- dövme ve kostüm seçme (DLC varsa tabii) çok güzel olmuş.
    Son olarak DLC alacaklara bir önerim olsun: "Riddler's Revenge" modunu sevmediyseniz sadece Batman kostümlerini satın alın ama sevdiyseniz önceliği "Nightwing's Bundle"a verin derim çünkü Robin araç-gereç olarak Batman ile neredeyse aynı -birkaç ufak fark hariç(Batarang yerine Shuriken gibi)- ama Nightwing'in araçları daha farklı tasarlanmış.

    YanıtlaSil
  4. @Çağdaş Çok teşekkürler :)

    @Ozan Arkham Asylum'u bilerek dışarıda bıraktım, bir ara tekrar bitirip yazacağım. Öyle iki satırla geçiştirmek olmaz :)

    Nightwing Bundle müthiş gerçekten, gücü Batman'e, çevikliği Catwoman'a benziyor.

    YanıtlaSil
  5. Abi o Vengeance benim ömrümü yiyen oyunların başında geliyor cidden. Pc'de oynamıştım -oynamaya çalışmıştım- daha doğrusu. Ömrümde o kadar zor kontrollü bir oyun görmedim ben. Konsoldaki nasıldı bilmiyorum da pc'dekini resmen kimse oynayamasın diye yapmışlar.

    Lego Batman de çok zevklidir bu arada oynamayan varsa kesinlikle tavsiye ederim. :) Hatta bu ara 2.si de çıktı sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batman Vengeance oynerken Batman'im sürekli çatıdan aşağıya düşüyordu, çok acıydı yaaa :D

      Sil

Yorum Yap