2 Aralık 2011 Cuma

Batman #2

"Beware the court of owls, that watches all the time, ruling Gotham from a shadow perch, behind granite and lime. They watch you at your hearth, they watch you in your bed, speak not a whispered word of them or they'll send the talon for your head."

Birds of Prey ve Batwoman gibi istisnaları dışarıda bırakırsak, Yeni 52’deki hiçbir Batman-ailesi dergisi hakkında yazacak kadar heyecanlanmadığım için son bir ayı ayak sesleri giderek daha şiddetli hissedilmeye başlanan The Dark Knight Rises haberleriyle ve Arkham City ile uğraşarak geçirdiysem de, kara şövalyenin çizgi roman sayfalarında başına gelenleri takip etmediğim düşünülmesin. Tony Daniel’ın elinde oyuncak olmuş Detective Comics, ya da David Finch’in açmayın dedeler kıvamındaki Batman The Dark Knight’ı üzerine yazılar yazıp, sinir harbi yaşamak gibi bir niyetim yok, ama okuru düşünmeye, teoriler üretmeye sevk eden serileri başıboş bırakacak değilim.

Scott Snyder ve Greg Capullo’nun Batman’i bunlardan biri.

Çoğu eleştirmenden tam puan alan Batman #1’in, iyi bir tanıtıcı olmaya çalışırken, birbirine karışmayan renklerle boyanmış, kendi içinde dağınık bir görüntü ortaya çıkardığını düşünüyorum. Açıkçası bu görüşümde de azınlıkta olmak beni şaşırtmıyor. Snyder ve Capullo’nun arasındaki kimya, okurun kafasında yarattığı Batman/Batman öyküsü profiline o kadar uyumlu elementlerden oluşuyor ki, senaryonun daha önce yirmi kez gördüğümüz sahnelerin bütünü olması rahatsız etmiyor. Aynı hadiseyi Jeph Loeb işlerinde de tespit edebilirsiniz. Kendinden öncekilerden ödünç aldığı fikirleri öyle güzel cilalar ki Loeb, Batman The Long Halloween’in başından belli olan sonu “şok edici” sıfatına layık görülürken, dağ fare doğurdu deyiminin Detective Comics’cesi Batman Hush, “en iyi Batman maceraları” listelerinde zirveyi zorlar.

Amaç okuru memnun etmekse, Scott Snyder’ın doğru yolda olduğunu söyleyebiliriz bu yüzden.


Batman #2, Bruce Wayne’in büyük babası Alan’ın şehirde bıraktığı eserlerden Wayne Kulesi’nin camından fırlatılmasıyla başlıyor. Biz kahramanımız nasıl kurtulacak diye merak ederken, 24 saat öncesine dönüyoruz. Batman geçen sayıda işlenen cinayeti araştırırken, “Bruce Wayne 24 saat içinde ölecek” mesajını hiç önemsemeden, tüm dikkatini kurbanın üzerinde Nightwing/Dick Grayson’ın DNA’sının bulunma sebebini anlamaya veriyor.

Buraya kadar her şey tamam. Beni rahatsız eden; ölüm tehdidi alan Bruce’un, Disney kuşları etrafında şarkı söyleyip dans ediyormuşçasına, önlem almadan Lincoln March ile halka açık bir kulede buluşmaya giderek hem kendini (dört-beş sayfa önce başının çaresine bakabileceğini söylemişken) hem de Lincoln’ü tehlikeye atmış olması (Spoiler Lincoln Bruce’u öldürmeye gelen suikastçı  tarafından kötü yaralanıyor ve onu korumaya çalışan polis ölüyor Spoiler). Yıllardır Grant Morrison’ın kalemindeki çay içerken, karşısındaki adam gözlerini kırptığı an fincanları değiştirecek kadar planlı, programlı, paranoyak kara şövalyeye alıştığımdan, Bruce’un bu dikkatsiz ve düşüncesiz hareketini karakterin özüne ters buldum. DcNu’da Batman’in daha genç, daha tecrübesiz olmasıyla açıklanabilir belki?

Aranızda Lincoln March denen yeni karaktere inanan var mı? Tommy Elliot Version 2.0 değilse nedir bu adam? Çok iyi niyetli, über-duyarlı, temiz yüzlü politikacımıza bir de Bruce Wayne tadında trajik bir çocukluk verdiler, tam oldu. Kendisi ne zaman bir panelde belirse, kulaklarımda Elvis Presley’nin “You look like an angel, you talk like an angel, but you’re the devil in disguise” şarkısı çalıyor. Scott Snyder’ın Black Mirror’da sergilediği çizgi roman kalıplarına bağlılığı hala devam ediyorsa, Lincoln’ü Court of Owls’ın üyesi, lideri, piyonu, atıyorum terzisi, muhasebecisi olarak göreceğiz. Dileğim Scott Snyder’ın ters köşe yapması tabii. Eğer Lincoln “kötü” olmazsa, bu paragrafı büyük bir iştahla yiyeceğim.

Court of Owls mı dedim ben? Yok öyle bir örgüt. Batman var olduklarına inanmıyor. Batman yanılıyor olamaz. (Laf arasında, Dick’in Court of Owls ile kendisinin bile bilmediği bir ilişkisi olabilir, demedi demeyin.)


Sayının en iyi yazılmış karakteri bence Komiser Gordon’dı. Otopsi sırasında, Batman’e “Bruce Wayne’e polis koruması teklif ettim, ama reddetti. Sanırım sen ona göz kulak oluyorsun” deyişi, Gordon Batman’in Bruce Wayne olduğunu biliyor/bilmiyor muammasına Year One’ın finaline dokunmadan yoruma açık bir cevap getirdi. Ayrıca, otopsi sahnesinde Batman’in kullandığı “Photogrammetric Scanner”, çok iyi düşünülmüş yeni bir oyuncak. Snyder, James Bond tarzı havalı aletler yaratmaktaki yeteneğini daha önce Detective Comics’deki koşusunda da göstermişti.

Son olarak, Greg Capullo’nun illüstrasyonlarından bahsetmek istiyorum. Batman #2 gibi aksiyon ağırlıklı bir sayının altından kalkabilecek çok çizer yok piyasada. Batcycle kovalamacasındaki dinamizmi de, dövüş sahnelerindeki paniği de okura hissettirmede çok başarılı. Kişisel favorim; Spoiler Bruce’un kırık cam parçaları arasında göründüğü panel. Talon’un tekmesinin yarattığı baskı sayfaya daha güzel aktarılamazdı. Spoiler  Çizer Greg Capullo, iki ileri bir geri giden Batman #2’nin gerçek yıldızı.

2 yorum:

  1. Lincoln'den ben de kıllanıyorum ama Hush'tan sonra böyle bir numarayı kimse yemez -ki Hush'ta yiyenler nasıl yedi onu da anlamış değilim-. O yüzden Snyder'ın o rotayı izlememesi olası. Vali Krol'dan beri Gotham'ın başında istikrarlı kimse olmadı. Şehrin yönetim kademesinin bir şekilde sunulması lazım. Bu bakımdan Lincoln gibi karakterler lazım.

    YanıtlaSil
  2. Benim de temennim Lincoln'ün altından bir adilik çıkmaması yönünde. Ama Scott Snyder sağ olsun, James Jr. ve Sonia Branch karakterleriyle kredisini öyle aşağılara çekti ki, kendisinden gelen yeni bir karaktere kuşkuyla bakmamak imkansız oldu. (James Jr. yeni çıktığında seninle buna yakın bir konuşmamız olmuştu, şimdikinin tam tersi saflardaydık :))

    Lincoln dediğin gibi Gotham'ın başına geçen düzgün bir adam olacaksa çok sevinirim. Bruce'un kendisininkine yakın bir travmayı yaşamış, yine de bozulmadan kalabilmiş sıradan bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünmüşümdür hep. Hayatındaki herkes Batman'in davasına hizmet eden kişiler. Oysa Bruce Wayne çok yalnız. Ne bileyim, onu anlayabilecek, beraber golf oynamaya gidebileceği bir dost rolü senelerdir açıkta. Snyder yamuk yapmazsa Lincoln o boşluğu doldurabilir.

    YanıtlaSil

Yorum Yap