4 Aralık 2011 Pazar

Batman: Noel


“For this story to make sense… for it to mean anything… you have to believe in something. Something very important. You have to believe people can change.”

Charles Dickens’ın yazıp, John Leech’in resimlediği A Christmas Carol (dilimize Noel Şarkısı ve Bir Noel şarkısı olarak çevrilmiştir) zenginin ve yoksulun, rüya ile gerçeğin, mantık ile doğaüstünün birbirlerinden uçurumlarla ayrıldığı Victoria Çağı’nda geçen bir uzun öyküdür. Öykünün baş kahramanı,  İngilizce’de “cimri” anlamına gelen “scrooge” kelimesinin isim babası –aynı zamanda Varyemez Amca olarak bildiğimiz çizgi film karakteri Scrooge McDuck’ın ilham kaynağı- Ebenezer Scrooge, cimriliği, bencilliği, ihtirası ve açgözlülüğü yüzünden hayatında iyi gidebilecek ilişkileri çıkmaza sokmuş, sevdiklerini kendinden uzaklaştırmış, sonunda da tüm servetinin ve şatafatın içinde kimsesiz kalmıştır. Köle gibi çalıştırdığı, yukarıdan baktığı, küçük düşürdüğü insanlar, derme çatma evlerinde mutludurlar ve her ne kadar vicdansız bir ihtiyar olduğunu düşünseler de Scrooge’a acırlar. Kendi doğrularının gözlerini kör ettiği Scrooge, bir noel gecesi üç hayalet tarafından ziyaret edilir: Hırsı yüzünden kaçırdığı mutluluğu hatırlatan geçmişin hayaleti, yanı başındaki sefalet içinde yaşam savaşı veren insanları gösteren şimdiki zamanın hayaleti ve böyle devam ederse bir zavallı olarak yapayalnız ölüp gideceğini söyleyen geleceğin hayaleti. Ebenezer Scrooge o gece yaşamıyla ilgili bir seçim yapmak zorunda kalır.

Dickens’ın maddi sıkıntılarına çare olması için kaleme aldığı A Christmas Carol, 1843 yılındaki ilk basımından bugüne gelene dek, sayısız kere sinemaya, tiyatroya, televizyona uyarlanmıştır ve bir klasik olarak kabul edilmektedir.

Luthor ve Joker grafik romanlarıyla sektörün yükselen yıldızlarından biri haline gelen ressam Lee Bermejo’nun yazdığı ve çizdiği Batman: Noel, bu zamansız eseri Gotham şehrine taşıyor ve bir terzi gibi dikkatle işlediği senaryosunda Kara Şövalye’ye Scrooge kostümü giydiriyor.

Hiç iyilerin dostu, kötülerin düşmanı Batman’den, aksi, nalet ihtiyar Scrooge olur mu demeyin. Frank Miller’ın 1986 tarihli The Dark Knight Returns kitabında betimlediği öfkeli, merhametsiz, kabadayı tiplemesi, karakterin modern çağda en çok tercih edilen versiyonu olmuş durumda. 50’li ve 60’lı yıllardaki Robin, Batgirl, Batwoman, Ace The Bat Hound gibi yarasa ailesi üyelerine baba şefkatiyle yaklaşan, sürekli gülümseyen adalet savaşçısı, geçmiş gitmiş bir faza ait. O günlerin yarasa adamını bugünün kara şövalyesiyle karşılaştırdığımızda, siluet olarak benzeyen ama kişilik özellikleri çok farklı iki karakterle karşılaşıyoruz. (Adam West’in Batman’iyle, Christian Bale’in Batman’ini yan yana hayal edin. Nasıl değişim ama?) Lee Bermejo, bu iki versiyon arasındaki geçişi, anlatmak istediği hikaye için kaçırılmaz bir fırsat olarak görmüş ve ortaya Batman: Noel çıkmış.


Batman: Noel'de Kara Şövalye ile Scrooge paralellikleri karakterlerin sınırları aşılmadan veriliyor. Bruce Wayne'i malikanesinde altınlarının içinde yüzerken, şeytani kahkahalar atarken, boş zamanlarında dilenci döverken görmüyoruz. Batman: Noel'in Scrooge'unun yürüdüğü yanlış yol, insanlarla yakınlık kurmaktan kaçtığı, Alfred'e kulak asmadığı, şüphelileri gizli kamerayla takip ettiği noktada bitiyor. Bildiğiniz üzere Batman en fazla Morgan Freeman'a "This is wrong!" dedirtecek kadar kötü kalpli olabiliyor.

Lee Bermejo ilk yazarlık denemesi olan Batman: Noel ile Neal Adams ve David Finch gibi asıl mesleği çizerlik olup, yazım işine el atan isimlerden kat kat üstün bir yapıta imza atmış. Bir edebiyat klasiğinin olay örgüsünü takip etmesi kolaycılık olarak algılanabilir, ancak bence aldığı büyük bir risk, ve bu risk ona başarı olarak geri dönmüş. Düşünün, Bermejo A Christmas Carol’u yüzüne gözüne bulaştırsaydı, sadece kötü bir çizgi roman yazmış olmaz, bir de Charles Dickens’ın öyküsünü mahvetmiş olurdu. Bize maceranın başından sonuna kadar eşlik eden anlatıcının (Lettering: Todd Klein = bomba!) cümleleri sağlam, diyaloglar yeterince gerçekçi, Batman karakterini başlarda biraz fazla agresif ve inatçı bulabilirsiniz ama sayfaları çevirdikçe yazar, karakterin tavrının gerçekten yılların yorgunluğunun bir eseri olduğu duygusunu okura geçirebildiği için herhangi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Sonuçta Bermejo’nun Batman’i, Miller’ın Batman’inden daha kaba saba değil.

Batman Noel’in öne çıkan yönlerinden bir diğeri de, kar altındaki Gotham şehrinin mimarisi. Binaların arasında dolaşırken gördükleriniz size 2011’de mi, yoksa Victoria döneminde mi olduğunuzu sorduruyor. Kitabın adı da yanlış bir izlenim uyandırmasın, bacalara sıkışan Noel Baba’lar, uçan geyikler, küçük yeşil cinler yok, zaten çam ağaçları ve iki üç yerdeki ufak gönderme dışında maceranın Noel zamanında geçtiğine dair pek iz yok.


Batman’in hayaletleri… (Batman: Noel’i okumadıysanız ve hayaletlerin hangi karakterler olduklarını bilmiyorsanız bu paragrafı pas geçmenizi öneririm.) Geçmişin hayaleti, Bruce’un en büyük aşkı Catwoman. Kitabın arkasındaki notlara göre, Bermejo’nun bu rolü Catwoman’a vermesinin altında karakterin Batman tarihi boyunca çok değişik kostümlerle resmedilmesi yatıyor. 2000’lerden sonra DC’nin ana evreninde geçmişe göre kat kat sakin bir ilişki yaşamaya başlamış Batman ve Catwoman karakterleri arasında bu hikayede daha sert bir dinamik var ve hesaplaşmaları şiddet yüklü oluyor. Bermejo’nun kostüme eklediği maske şeklindeki gözlük, Batman Returns’ü hatırlatan tırnaklar ve botlarına taktığı pençeler ile Catwoman müthiş görünüyor. Şimdiki zamanın hayaleti olan Superman’e bakacak olursak, çelik adam kitabın bütününe aykırı canlı renkleri ve etrafındaki altın sarısı aurayla yeryüzüne inmiş bir tanrıya benziyor. Ayrıca Batman ile Superman arasında kavgasız, dövüşsüz saygı çerçevesinde bir sahne görüyoruz, bence bu manşet olacak kadar büyük haber niteliği taşıyor. (Yumruklaşmaya son!) Geleceğin hayaleti ise kaosun elçisi Joker… Başka hangi düşman Batman’i ölüm korkusu ve o gittikten sonra olacaklarla yüzleştirebilirdi ki?

Yazıya nokta koymadan önce, çok iyi bir yeni yıl hediyesi olarak özetleyebileceğimiz Batman: Noel’in paketine değinmek istiyorum. Çizgi romanların kapak resimlerinde, genellikle kitabın içi hakkında küçük ip uçları veren, canlı renklerle boyanmış, hafiften ticari çizimler bulunur ve bu çizimler olayları şişirdikleri için okuru hayal kırıklığına uğratabilirler. Misal, Batman’in Bane’i  “kırdığı” bir kapak resmi çok dikkat çekicidir, fakat çizgi romanı okuduğunuzda kapaktaki sahnenin hikayede yer almadığını görmeniz muhtemeldir. Batman: Noel ise bu tür oyunlara gerek duymayan “içi dışı bir” bir grafik roman. Tıpkı Joker GN’inki gibi mat, dokunduğunuzda rahatsızlık veren bir yüzeye sahip kapağın ön yüzünde vücut dilinden öfke akan Batman, açıldığında aynı resmin devamını oluşturan arka kapaktaysa Catwoman, Joker ve Superman’in anıt mezarları var. Karakterizasyonlar ve A Christmas Carol paralellikleri açısından, hikayede göreceklerimizi muştulayan çok sağlam bir konsept seçildiğini düşünüyorum. Aylar önce yayımlanan tanıtımda kullanılan parlak mavi rengin terk edilip, gri ve soluk mavi tonlarına geçilmesi de çok doğru bir karar olmuş. Hazır renkler demişken, Bermejo’nun dehşet çizimlerini renklendiren Barbara Ciardo’yu kutlamak gerekir, sanatçı uzun zamandır gördüğüm en özenli çalışmalardan birine imza atmış.

Lee Bermejo’nun Joker GN’daki çizimlerinin çok iyi olduğunu düşünüyorsanız, Joker’i çırak işi gibi gösteren Batman: Noel’in kusursuz çizgilerini henüz keşfetmemişsiniz demektir. Gotham'ın en gerçekçi, en gösterişli, en büyüleyici hallerini anlatan Batman: Noel’i alın, okuyun, sevdiklerinize armağan edin. Hatta sadece yakınlarınıza değil, gülümsemeye ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz kasıntı hocanıza, empatiden bihaber patronunuza, size kötülüğü dokunmuş eski dostunuza…

Tabii insanların değişebileceklerine inanıyorsanız...

7 yorum:

  1. on numara tanıtım olmuş peki batmna:noel geldi mi türkiyeye

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim :)

    Geldi geldi (Beklediğimden erken oldu)
    Ben Cumartesi Remzi Kitabevi'nden aldım, ama dün Gon Çizgiroman'a da geldiğini öğrendim. Websiteleri henüz güncellenmediği için teslimat süresi 4-5 hafta yazıyor, ama kitabı mağazada bulabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  3. Peki ne dersin Türkçeye çevrilir mi, bekleyelim mi yoksa kaçırmayıp alalım mı? Joker'in 2. baskısı bile yapılmıştı noel neden olmasın? :)

    YanıtlaSil
  4. Bizim yayınevlerinin basacakları kitapları neye göre belirlediklerini çözmek zor :) Bir ihtimal Türkçeye çevrilecek olsa da yakın zamanda olmaz gibi. İngilizcen varsa bence hiç bekleme.

    YanıtlaSil
  5. dc telif hakları konusunu biraz abartıyormuş duyduğum kadarıyla, öyleyse sana uyup alıyorum :)

    YanıtlaSil
  6. Haha, ben böyle dedim ya, kesin haftaya Türkçeye çevrilir :)

    Yok yok, ilerde çevrilse bile orijinalinin yerini tutmaz sonuçta. İyi eğlenceler :)

    YanıtlaSil
  7. 22 aralıkta çıkacak ve JBC yayıncılıktan türkçe.

    YanıtlaSil

Yorum Yap