9 Ocak 2012 Pazartesi

Batman: Hidden Treasures

Çizgi roman camiasında fısıltı gazetesi, konuşma balonlarıyla evden eve dolaşır. Jack Kirby, kült televizyon dizisi The Prisoner'ı kağıda mı dökmüş? Jeph Loeb ve J. Scott Campbell'in üzerinde çalıştıkları Spider-Man serisinin 100 sayısı hazır mıymış? Kimi gerçeğe dönüşen, kimiyse üfleyince patlayan bu balonlar takipçilerin asla okuyamayacaklarını düşündükleri maceraları kutsalmış gibi anmaları sonucu zaman içinde kendi efsanelerini yaratırlar. Günün birinde Yayımlanmalarıysa ansızın gelen kocaman bir hediye olur. 

Ron Marz ve Bernie Wrightson'ın kayıp Batman/Solomon Grundy macerası gibi.

Batman: Hidden Treasures'ın meşakkatli yolculuğu 15 yıl önce, House of Mystery, Swamp Thing, Creepy gibi dergilerle 70'lerde isim yapmış çizer Bernie Wrightson ile Green Lantern'da tepki çeken bir koşuya imza atan yazar Ron Marz'ın kafalarındaki Batman çizgi romanı yapma fikrini DC editörü Archie Goodwin'e açmalarıyla başlamış. Goodwin'in dönemin ses getiren Batman dergilerinden Legends of The Dark Knight'a uygun bulduğu bu korku türündeki macera, alışılmış çizgi roman formatının dışında, her biri splash page olan 22 sayfa olarak tasarlanmış. 

Proje, Wrightson'ın Los Angeles'a taşındıktan sonra çinileme fırsatı bulamaması nedeniyle çıkmaza girmiş. Çini için takıma Kevin Nowlan getirilip, bu pürüz de aşılmış. Fakat bu kez karşılarına daha büyük bir engel çıkmış: Ölüm. Çalışmanın mimarlarından Archie Goodwin'in 1998 yılında kansere yenik düşmesiyle öksüz kalan çizgi roman, yeni editörlerin vizyonu ekibin yapmak istediğiyle örtüşmediği için rafa kaldırılınca, sektördeki herkesin konuştuğu bir efsaneye dönüşmüş.

Yazarı Ron Marz'ın bile sonsuza kadar gömülü kalacağını düşündüğünü dile getirmekten kaçınmadığı bu çizgi roman 2010 cadılar bayramı arefesinde, baş karakterlerinden Solomon Grundy gibi Cumartesi ölüp, Pazartesi hayata döndü. Batman: Hidden Treasures adlı özel sayı, bir korkulu süper kahraman çizgi romanları resmi geçidi.


Kara Şövalye, kanalizasyona atılan evsizlere ait cesetleri araştırdığı bir gece, Solomon Grundy'i bilinci kapalı bir adamı sürüklerken buluyor. Cinayetlerin sorumlusu olduğuna kanaat getirdiği Grundy'nin karşısında bir şansının olmadığını bile bile kavgadan sakınmayan Batman'in yenilip, tekrar deneme gücünü toplamasının ve isteksiz dövüşen Solomon Grundy'nin önüne dikilmesinin öyküsünü, kim olduğunu bilmediğimiz bir üçüncü kişiden dinliyoruz. 

Batman: Hidden Treasures'ın tam sayfa paneller ve kenarlara sıkıştırılmış metinlerden ibaret olan sayfa düzenlemeleri başta takibi zor görünse de, bu yabancı biçime alışmam sandığımdan daha hızlı oldu. Wrightson'ın illüstrasyonlarının, bir tek diyaloğun bile yer almadığı bu hikayede olayları ve duyguları çerçeve içine alabilmesi bir mucize. Mary Shelley'in Frankenstein'ını da mükemmel resimlemiş olan Bernie Wrightson, Ron Marz'ın senaryosunun talepkar olmayışının getirisiyle hayal gücünü dilediğince sergileyebileceği bir oyun sahası çıkarmış. Wrightson'ın "okunan" yüz ifadelerine Alex Sinclair'in solgun renkleri de eklenince ortaya 70'lerin doğaüstü varlıklarla dolu çizgi romanlarının tadına yaklaşan, karanlık, kasvetli bir iş çıkmış. İlk okuyuşumda yazında eleştirilecek taraflar olduğunu düşünmüş, Batman'in adalet anlayışının bükülmesini (okuduğunuzda anlayacaksınız) çok doğru bulmamıştım. Sonra fark ettim ki, neyin ne olduğunu dakikaları, belki de saatleri temsil eden resimlerden ve güvenilirliği tartışmalı bir anlatıcıdan öğreniyoruz. O yüzden yarasanın ve Grundy'nin yaşadıkları yoruma açık.

Bilenler bilir, Batman ile Solomon Grundy müsabakaları melankolik olur, öyle Killer Croc'ı tuzağa düşürmeye, Clayface'e elektrik vermeye, Bane'in Venom aparatını koparmaya benzemez. Karanlığa ait bu iki yaratığın arasında sessiz bir anlaşma vardır ve birbirlerine neredeyse saygı gösterirler. İyi bir Batman/Grundy etkileşimine Jeph Loeb ve Tim Sale'in The Long Halloween'i örnek verilebilir. Çizgi romanın bir yerinde Batman, Şükran Günü'nde kimsesiz olan düşmanı için kanalizasyona bir tabak dolusu yiyecek bırakır. Yazarımız Ron Marz'ın da bu karmaşık ilişkinin hakkını verdiğini söyleyebiliriz.

Kıpkırmızı kapağıyla göz kamaştıran Batman: Hidden Treasures, Len Wein ve Bernie Wrightson'ın Swamp Thing #7'de yer alan 1973 tarihli Night of The Bat hikayesinin içeriğine eklenmesiyle daha doyurucu bir şekle getirilmiş. Swamp Thing, tam da Solomon Grundy'den sonra hakkında okumak isteyeceğiniz tarzda, trajik bir canavar ve DC'nin korku çizgi romanlarının en ünlüsü.

Korku diyerek yanlış bir beklenti yaratmış olmayayım, Batman: Hidden Treasures'da kan, vahşet, işkence, kopmuş uzuvlar bekliyorsanız yanlış yerdesiniz, kurban edilen sarışınlar, elektrikli testereyle dolaşan katiller, gözlerinizi yuvalarından çıkartacak şaşırtmacalar da yok. Eski tarz, karakter odaklı, Creepy/Eerie ekolünden bir korku kastettiğim.

Özetle Batman: Hidden Treasures, ismiyle müsemma...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap