22 Ocak 2012 Pazar

Robin: Year One

Yazar: Chuck Dixon, Scott Beatty
Çizer: Javier Pulido, Marcos Martin
Renklendirme: Lee Loughtridge
Çini: Robert Campanella
Sayfa Sayısı: 200

"Bir çocuk... Sarı pelerinli, yeşil çizmeli, sinir bozucu bir maskeli fırlama..."

Chuck Dixon, Scott Beatty ve Javier Pulido'nun ortak çalışmalarının ürünü 2002 tarihli Robin: Year One konuya bu tarifle giriyor. Gotham'ın koruyucusu Kara Şövalye Batman'in yanında ne idüğü belirsiz bir çocuk var ve suçlular bu gelişmeden hiç de memnun değil.

Dick Grayson, nam-ı diğer Robin The Boy Wonder, 1940 yılındaki Detective Comics #38'de okuyucuyla tanıştı. Bob Kane, Bill Finger ve Jerry Robinson tarafından yaratılan ve Batman'in dünyasına ayağını uzatır uzatmaz tüm kara bulutları dağıtıp, derginin tonunu yumuşatan Robin karakteri, 70'lerin sonlarına kadar devam eden çocuksu Batman devrinin gerçek sorumlusu sayıldığı için özellikle günümüz okuyucularının pek hazzetmediği bir karakter. Robin'in kötü şöhretinini oluşturma suçundan çizgi romanları değil de, Adam West ve Burt Ward'lı televizyon dizisini ve Joel Schumacher'ın uzun metrajlı oyuncak reklamları diyebileceğimiz Batman Forever (1995) ve Batman and Robin (1997) filmlerini mahkum etmek bence daha doğru, ama karakterin konseptinde daha en baştan kulağa hoş gelmeyen tınılar olduğunu kabul etmem gerek. Çeşit çeşit ekipmana, uçağa, arabaya sahip Batman neden bir yardımcıya ihtiyaç duyar, bir kahraman 10'lu yaşlarda kısa pantolonlu bir çocuğu nasıl Joker ve Killer Croc gibi canavarların arasına salar gibi sorular çoğaltılabilir, ve Robin'i akla mantığa sığdırmaya kalkışırsak hiç susmayan politikacılara döneriz. Bu nedenle, en iyisi karakteri sevabıyla, günahıyla benimsemek.


Dick Grayson'ın, Batman'in yardımcısı rolündeki yerini sağlamlaştırmasını anlatan Robin: Year One'ın yaptığı da tam olarak bu. Dixon ve Beatty, Robin konseptindeki -2000'ler için- kusurlu denebilecek öğeleri ve okuyucuların şikayetlerini, çizgi romandaki diğer karakterlerin dillendirmesi yolunu seçmiş. Örneğin Komiser Gordon, küçük bir çocuğun hayatını tehlikeye atan Batman'e "Ona bir zarar gelirse seni bitiririm." diyor. Doktor Leslie Thompkins, ihtiyacı olduğu an Robin'in yanında olmak yerine Two Face'in izini sürmeyi seçen Kara Şövalye'nin giderek taş kalpli bir adama dönüştüğünü ima ediyor. Alfred ise aileye katılan bu yeni üye "Efendi Bruce"un yüzünü güldürebildiği için mutlu olurken, aynı anda sonu olmayan kavgasına bir masumu alet ettiği için Batman'e kızıyor. Çizgi roman bittiğinde, bu önemli karakterlerin Robin ile ilgili görüşlerinin değişim geçirdiğini gözlemliyoruz. Bir de bakmışız, onlarla beraber biz de Robin'e ısınmışız.

Dick Grayson'ı özel kılan, kendinden sonra gelen Robin'ler; Jason Todd, Tim Drake, Stephanie Brown ve Damian Wayne'in arasından sıyrılmasını sağlayan ne varsa Robin: Year One'da bulunabilir. Dick, maskesini taksa da takmasa da aynı kişi. Asla olmadığı biri gibi davranmaya çalışmıyor. Hem adalet dağıtıcı hem de bir öğrenci olabiliyor. Hoşlandığı kızla vakit geçirmek için kendine bir akşamlığına izin verebiliyor. Okuldan sonra arkadaşlarıyla futbol oynuyor. Bazı yönlerden Bruce'a benziyor olabilir, ancak Dick aslında normal bir çocuk. Tıpkı Alfred'in söylediği gibi.

Robin Year One'da hikayecimiz; sadık uşağımız Alfred Pennyworth'den başkası değil. Her zaman doğrudan yana olan ve bocaladığı zamanlarda yaptığı sağduyu takviyesiyle Batman'in imdadına yetişen Alfred, "şövalye ve silahtar" dediği dinamik ikilinin ilk yıllarındaki iniş çıkışlarını her zamanki kaygılı ve İngiliz tavrını kaybetmeden anlatıyor. Chuck Dixon ve Scott Beatty, diğer iyi karakterler gibi Alfred'in sesini çok iyi yakalamış.


Kötülere baktığımızda durum başka. Batman ve Robin'in ilk iki bölümdeki düşmanı Mad Hatter son derece başarılı, tadımlık olarak verilen Blockbuster, Killer Moth ve Joker idare eder, ama esas kötümüz (ve Robin'in baş düşmanı) Two Face sıkıntılı. Dixon bana hep kahramanları anlayan, suçlulara geldiğindeyse performansı belirgin ölçüde düşen bir yazar gibi gelmiştir (İnanmayan Nightwing #52'deki kızışmış Catwoman'a sorabilir!), yazar burada Two Face'e kendi yorumunu katmış ve bunu yaparken Zero Hour one shot'tan esinlenmiş. Dixon ve Beatty'nin Two Face'i, Harvey Dent'in Batman'in (ve yargıç Lawrence'ın) ihaneti yüzünden öldüğüne ve kendisinin Dent'in intikamını almakla yükümlü olduğuna inanıyor. İçindeki kanun adamının ve canavarın sürekli çatışma halinde olması gereken Two Face, bu yorum sayesinde çok tek boyutlu olmuş. Bilirsiniz, Harvey'le ilgili hiçbir şey tek olmamalıdır ;) Neyse ki çizgi romanımız Robin hakkında, Two Face için ağlamaya değmez.


Robin: Year One bir orijin hikayesi değil. Dick Grayson'ın Haley sirkinde akrobat olarak çalışan ebeveynlerinin ölümünü, Bruce Wayne tarafından evlat edinilmesini, Batman'in kimliğini öğrenmesini ya da Robin kostümünü giydiği ilk geceyi seksen dokuzuncu kez anlatmıyor bize yazarlar. Daha çok Gotham insanının bu "yeni" suç savaşçısına verdiği tepkilere yoğunlaşmışlar. Robin'in kökenini öğrenmek isteyene Detective Comics #38, Batman The Animated Series bölümleri Robin's Reckoning Part 1-2 ve Jeph Loeb ve Tim Sale klasiği Dark Victory var. Devamlılıkta nerede durduğunun belirsiz olmasına takılmazsak, Robin: Year One'a Dark Victory'deki Robin yan hikayesinin devamı gözüyle de bakabiliriz zaten.

Javier Pulido'nun çizgileri, Darwyn Cooke ve Bruce Timm ayarında. İki sanatçıya da büyük bir hayranlık beslediğim için Robin: Year One'ı çok beğendim. Tabii stilize çizimleri sevmeyenler bu kitabı almadan önce durup, bir daha düşünmeli. Bu arada, Marvel Comics'deki Daredevil dergisinde harikalar yaratan Marcos Martin'in Robin: Year One'ın son bölümünde bazı sayfaları resimlediğini de ekleyeyim de, bu leziz çizgi romanı okumanız için bir sebebiniz daha olsun.

Sırada Batgirl: Year One var. Ne yapsak, o topa girsek mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap