19 Şubat 2012 Pazar

Batman #6

Labirentin etrafına "tünemiş" baykuş konseyi üyeleri, Batman ve Talon'un ölümüne kavgasını gladyatör dövüşü izler gibi kana susamışlık ve coşkuyla izliyor. Bünyesindeki ilaçların etkisiyle doğru düşünemeyen, yarı kabus bir gerçekliği yaşayan Batman'in ayakta duracak gücü yok. Talon zaferinden emin bir şekilde, infaz emri için yukarıya baktığında kalabalığın çığlıklarıyla yıkanıyor: "Boynunu kır!", "Kanını akıt!". Savaşın kaybedeninin kaderini ise topluluğun en küçük üyesi, pembe bir elbise giyen bir kız çocuğu belirliyor: "Daha çok canını acıt!"

Aylardır sır gibi saklanan Court of Owls'un ne tür insanlardan oluştuğu konusunda bir fikrimiz oldu sonunda. Kadın erkek, çoluk çocuk demeden, kanlı bi dövüşü keyifle seyreden, iyi giyimli oldukları kadar hasta ruhlu, Eyes Wide Shut maskeli Gotham elitleri. Yazarımız Scott Snyder'ın kaleminden çıkan ilk Batman macerası The Black Mirror'daki supervillain eşyaları için açık arttırmaya katılan tipleri de sayarsak, Gotham şehrinde mafya aileleri (Falcone'ler, Maroni'ler...) ve ünlü ucubeler (Joker, Penguin, Mr Freeze...) dışında üçüncü bir düşman alt grubu oluşmakta; parasını nereye harcayacağını bilemeyen sapkın zenginler. Yazarın, "dünyanın en iyi dedektifi" Batman'in bile yıllar önce araştırıp, şehir efsanesi olduğuna kanaat getirdiği Court of Owls ile okurları çizgi romanın içerisinde davet ederek, Zeitgeist izledikten sonra perili yerli dizilerdeki oyuncuların saçlarında gizlenmiş mesajlar arayan, komplo teorisi delisi günümüz gençliğinin paranoyaklığını besleyecek sanal bir korku havası yaratmaya çalıştığı söylenebilir. Nasıl II. Dünya savaşı sırasındaki Amerikan yapımlarında şeytani Japon tiplemesi türemiş, 9/11'i takip eden yıllarda terörü doğrudan veya alegorik olarak lanetleyen onlarca film, dizi, kitap piyasaya çıkmışsa, bugünün rağbet gören, son moda "kötü" modeli gizli topluluklar. İnsanları hayaletlerle korkutmak zor, mafya babaları ilginçliklerini çoktan yitirdi, psikozlu palyaçolar aşırı kullanımdan şikayetçi, geriye ne kaldı? Bilinmeyen. Bilinmeyen her zaman korkutur. Court of Owls, Bat-Computer'daki dosyasında bol miktarda bulunan soru işaretleri sayesinde hala tazeliğini koruyor. Maskelerin arkasında kimler var? Planları ne? Batman ile ne dertleri var? Wayne'lerden ne istiyorlar? Önümüzdeki aylarda diğer Bat-ailesi dergilerini istila edecek olan Court of Owls bir süre daha sır perdesinin ardında kalacak gibi.

Batman dergilerinin geleceğinden söz açılmışken atlamak olmaz, Scott Snyder  Bruce Wayne'in ebeveynlerinin katili Joe Chill'in retconlanacağını, yeni devamlılıkta (New52/DcNu) katilin "hiç yakalanmadı" kabul edileceğini açıklamış. Wayne ailesiyle fazlasıyla içli dışlı olan Court of Owls hikayesi devam ederken aniden böyle bir değişikliğe gerek duyulması, iki ay önceki Batman #4 incelemesinde değindiğim, Snyder'ın Thomas ve Martha Wayne'in ölümünün Court of Owls ile ilişkilendirilmesi ihtimaline bir adım daha yaklaşmama neden oldu. Planı buysa değiştirmesini umut ediyorum, elden başka bir şey gelmiyor malesef.

Batman #6 hakkında sayfalar dolusu yazı döşenilecek bir çizgi roman değil. Psikolojik gerilim tadı veren geçen sayıdan (benim için BlackSwanBatman o sayı :)) sonra her sayfasında bir çarpışmanın vuku bulduğu, kara şövalyenin hayatta kalmak için debelendiği, iyi bir "Batman asla vazgeçmez" öyküsü.

Baykuşların tırnak kontrolüne geçelim.

Artılar

+Sekiz gün boyunca aç bırakılan, dövülen, bıçaklanan Batman'in "paydos!" diyen vücuduna, koyverip gitmenin basitliğine ve çekiciliğine aldırmadan, ayağa kalkacak gücü kendinde bulabilmesine yapılan vurgu. Daha önce defalarca yenilen, yaralanan, kemikleri kırılan ve her seferinde bir yolunu bulup küllerinden doğan karakterin olmazsa olmazlarından biri bu "öldürmeyen güçlendirir" artık. Neden düşeriz Bruce? Tekrar ayağa kalkmayı öğrenebilmek için...
+Çizer Greg Capullo, Snyder'ın senaryosunun gerektirdiği rahatsızlık edici atmosferi her panele taşıma konusunda harika bir iş çıkartıyor. Kapak resmi ise sanatçının bugüne kadarki en başarılı işlerinden.
+Batman'den gelen efsane ayar: “The City at your feet? It’s not the real Gotham! It’s an arts and crafts project!”  İçinizden Kevin Conroy'un sesiyle okuyun, pişman olmayacaksınız.

Eksiler

-Diyaloglar kısa tutulduğu için sayının bir çırpıda okunması.
-Geçen ay Batman'in yokluğunda verdikleri tepkileri okuduğumuz yardımcı karakterlerin eksikliği ve zaten yakında birden fazla Batman dergisine üşüşecek Court of Owls'un okuyucuyu şimdiden yormaya başlaması.

2 yorum:

  1. sonunda cliffhanger bulunmayan sayıları seviyorum, bir sonraki ayı beklemek daha kolaylaşıyor :) bu arada the long halloween hakkında bir inceleme olsa da okusak :D -yüzsüzlük mod off-

    YanıtlaSil
  2. Ahaha ayıpsın ne yüzsüzlüğü :) The Long Halloween için "çok yakında" diyelim :D Dırımm Dırımm!

    YanıtlaSil

Yorum Yap