14 Mart 2012 Çarşamba

BANE: Büyük Adam, Küçük Ekran


BANE: Yarasayı Kıran Adam’da yazar Chuck Dixon’ın Knightfall macerasında Bruce Wayne’i saf dışı bırakma özel görevi için yarattığı Bane karakterinin, zamanın trendlerinden olan bir gecede tanınan ve çabucak sönen tek maceralık kötü adam konseptiyle uyum içindeki hızlı yükselişini ve düşüşünü incelemiş, aralarında Vengeance of Bane, Knightfall, Bane of The Demon, Angel and The Bane ve Secret Six’in yer aldığı çizgi romanlar eşliğinde, karakterin Pena Duro hapishanesindeki ölüm-kalım mücadelesini, Batman obsesyonunu, Venom bağımlılığını ve nispeten düzgün bir adam olma denemelerini masaya yatırmıştık. İyi de yapmışız. Google’da “Batman Bane” aratıldığında Türkçe dilinde çıkan birinci sonuç olmuş BANE: Yarasayı Kıran Adam. Yazıyı okuyan, paylaşan, yorumu eksik etmeyen tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürler.

Konu mankenimiz yine herkesin çok merak ettiği yarasa kırıcı (!) Bane. Ama bu sefer çizgi romanlardaki Bane değil, Batman çizgi dizilerinde ve doğrudan DVD piyasasına yönelik çekilen animasyon filmlerinde kara şövalyeye meydan okuyan Bane ‘detective mode’ gözlüklerimizle bakacağımız. Karakter 1994 yılından bugüne dek, Batman The Animated Series, Superman: The Animated Series, The New Batman Adventures, Batman Beyond, Mystery of Batwoman, The Batman, Superman/Batman: Public Enemies, Batman: The Brave and The Bold, Young Justice ve Justice League: Doom yapımlarında irili ufaklı roller üstlendi.


BATMAN THE ANIMATED SERIES

Bane ilk kez, Amerikan çizgi dizi piyasasının kurallarını baştan yazan Batman: The Animated Series’in 10 Eylül 1994 tarihli üçüncü sezonunda kendi adını taşıyan bir bölümle küçük ekrana taşındı. Karakterin bu bağlamda bir rekora imza attığı öne sürülebilir pekala, zira yeni kötülerin çizgi romanda rüştünü ispatlamadan yan medyaya sıçramaları az rastlanan bir durumken Bane, Vengeance of Bane ile çizgi roman sayfalarına merhaba dediği Ocak 1993’ten bir buçuk yıl gibi kısa bir süre sonra animasyona geçiş yaptı. Karşılaştırma yapmak isterseniz hemen bir örnek vereyim. Örümcek Adam'ın düşmanlarından ve 90’lı yılların en çok ses getiren karakterlerinden Carnage yaratıldıktan dört yıl sonra Spider-Man: The Animated Series’de gözükmüştür.

Batman: The Animated Series’in yapımcıları Paul Dini ve Bruce Timm, serinin DVD’lerinde yer alan yorumlarında, tez vakitte ilginçliğini yitireceğine inandıkları Bane’i kullanmakta isteksiz olduklarını, fakat izleyicilerin taleplerine kulak tıkayamadıkları için karaktere yer verdiklerini belirtmişlerdir.


Knightfall macerasının sivri uçları törpülenmiş, sonu değiştirilmiş bir uyarlaması sayılabilecek Bane bölümünde adamımız, mafya babası Rupert Thorne’un tekerine çomak sokup duran Batman’i ortadan kaldırması için beş milyon dolara kiraladığı Kübalı [Bane’in çizgi romandaki memleketi kurgusal şehir Santa Prisca çizgi film evreninde yer almamaktadır.] bir suikastçı olarak tanıtıldı.


Bölüm, Bane’in Thorn’un davetiyle Gotham Şehri’ne gelmesiyle başlar.


Bane, yeni avı Batman’i takibe alır ve bu sırada rastladığı Killer Croc’ı –Knightfall’da yaptığı gibi- haşat eder.


Batman, Croc’ın hücresine gidip, ona iş görmez raporunu kimin yüzünden aldığını sorar.


Cevap? Doğru bildiniz… BANE!


Kara Şövalye, Killer Croc’tan öğrendiklerinin ışığında Batcomputer’da araştırma yapmaya başlar.


BATCOMPUTER ekranından akan karelerle, Bane’in [değiştirilmiş olsa da çizgi romanın çok da dışına çıkmayan] geçmişi izleyiciye aktarılır:


Bane, üç yıl önce Pena Duro hapishanesinde gizlice yapılan Venom formülüyle süper asker yaratma deneyi Project Gilgamesh için gönüllü olmuş, deneyin beklenenden çok daha başarılı olması sonucu güçlendikçe güçlenmiş, hapishane duvarlarını yıkıp geçecek seviyeye ulaştığında da firar etmiş bir mahkumdur.


Batman Bane ile ilgili gerçekleri öğrenir öğrenmez, bu işte Rupert Thorne’un parmağı olduğunu tahmin eder. [Batman The Animated Series'de yeraltı dünyasının en zengin adamlarından biri Rupert Thorne'dur. Beş milyon dolarlık bir katili başka kimse kiralayamaz... Bruce Wayne'i saymazsak tabii!]


Bu sırada Thorne’un asistanı Candice, Bane’i görevinden saptırmaya çalışmaktadır. Tipik bir femme fatale olan Candice, Bane’in aklına Rupert Thorne’u temizlediği takdirde Gotham’a hakim olabileceği fikrini sokar.

Çizgi romanlarda o güne kadar Batman’i kırıp, Gotham şehrinin kontrolünü eline almaktan başka ideali olmayan, aseksüel bir kötü adam profili çizen Bane’in kadınlara karşı olan zaafı ilk kez bu bölümde açık edilmiştir. Hatta Chuck Dixon, Bane of The Demon macerasında kullandığı Bane/Talia ilişkisini Bance/Candice’i esas alarak yazmış bile olabilir. Arkası da geldi zaten. Secret Six’te “I wish to mate” dedirttiler adama.


Bane, kendisini gözetleyen Robin’i –yine Knightfall’daki kanalizasyonda geçen sahneye benzer bir şekilde- yakalar.


Bane, Robin’i bayıltıp kaçırır. Yoksa Bane, harika çocuk Robin’i bir böcek gibi ezecek midir? [Gerilim müziği]


Batman, yardımcısını kurtarmaya gider.


Bane kara şövalyeyi havaya kaldırıp “Seni kıracağım!” diye bağırır. İşte beklenen an!


Ama Batman düşmanının vücuduna Venom enjekte eden aparatı bozmayı başarır ve onu haklar.



Maskesi çıktığında Bane'in çocuksu, masum, şapşal suratını görürüz. Sanırım yapımcılar karakteri istemeye istemeye seriye katmalarının acısını bu sahnede eğlenerek çıkarmışlar. Anladık, Paul Dini Bane’i sev-mi-yor :)

Bane bölümünün karakterin çizgi romandaki haline genel anlamda sadık kaldığı inkar edilemez, ama onu yönlendirilmesi kolay, parayla çalışan bir katile dönüştürdüğü için ilerleyen yıllarda kabul görecek ‘yardımcı Bane’, ‘sadık hizmetkar Bane’, ‘üzgün kaslı Bane’ modellerine açık kapı bıraktığı da bir gerçek.

Batman: The Animated Series’de Bane’i 1928 doğumlu aktör Henry Silva seslendirdi.

SUPERMAN THE ANIMATED SERIES

Bane, Batman The Animated Series, The New Batman Adventures ve Batman Beyond ile aynı evrende [Timmverse] geçen Superman The Animated Series’in bir bölümünde yer aldı.


Knight Time isimli bölümde, Batman’in kaybolmasını fırsat bilen Riddler, Mad Hatter ve Bane, Gotham’ı yönetme hayalleriyle bir suç çetesi kurar.


Superman, Batman kılığına girip ağırlığını koyunca bu geleceği parlak (!) çete gençliğine doyamadan dağılmak zorunda kalır.


O hortumu koparırlar, dostum.


THE NEW BATMAN ADVENTURES

Bane, Batman The Animated Series’in devamı niteliğindeki [B:TAS’in dördüncü sezonu olarak da geçen] 1997 yapımı The New Batman Adventures’ın Over The Edge isimli bölümünde yer aldı. Yeni seride adamımız, diğer bir çok karakter gibi tarz değişikliğine giderek hayranların BDSM kostümü diye dalga çektikleri siyah deri bir kostüme büründü. Önceki çizgi dizide karaktere sesini veren Henry Silva yine iş başındaydı, yalnız bu defa aksanı belli belirsizdi.


Over The Edge, Batgirl’ün ölümü üzerine çılgına dönen Komiser Gordon'ın, kızının ölümünden sorumlu tuttuğu Batman’i yakalamak için bir insan avı başlatmasını anlatır.


Gordon, Bane’in Batman’i yakalaması karşılığında Stonegate Hapishanesinden çıkmasına izin verir.


Batman vs. Bane ikinci round!


Bane tekerleği icat ediyor.


Batman, Bane’i alt eder.

[SPOILER Over The Edge’in sonunda, bölümde meydana gelen tüm olayların Scarecrow’un korku gazının etkisindeki Batgirl’ün halüsinasyonları olduğu anlaşıldı. Batgirl ölmedi, Gordon Batman'e düşman olmadı, Bane Stonegate’den çıkamadı. SPOILER]

BATMAN: MYSTERY OF BATWOMAN


2003 tarihli animasyon filmi Batman: Mystery of Batwoman’da Bane, Kaznia ordusuyla yapılacak silah ticareti işini yürütmesi için Penguin ve Rupert Thorne tarafından kiralanır.


Filmde, Rupert Thorne ve Bane'in daha önce birlikte çalıştıklarından [Batman The Animated Series] hiç bahsedilmiyor. Garip.



Bane’in sonu?


Batman: Mystery of Batwoman’da karakteri Hector Elizondo seslendirmiştir.

BATMAN BEYOND

Bruce Wayne’in yaşlanıp, yarasa adam olma misyonunu kendisininkine benzer bir trajediyi yaşamış Terry McGinnis adlı bir gence teslim ettiği bir alternatif gelecekte geçen Batman Beyond çizgi dizisinde Bane’in Mystery of The Batwoman’da ölmediği ortaya çıktı.


Serinin birinci sezonunun dokuzuncu bölümü The Winning Edge’de gördüğümüz kadarıyla Bane son günlerini, uzun yıllar Venom kullanmanın vücudunda yarattığı tahribat yüzünden hareket edemeyen, konuşamayan ve hayatta kalmak için 7/24 Venom’a bağlı, bakıma muhtaç bir ihtiyar olarak geçirmiş. Yapımcıların karakteri sevmediğini söylemiş miydim? 

The Winning Edge, Bane’in Timmverse’de göründüğü son bölümdür.

THE BATMAN

Yayın hayatına 2004 yılında başlayan ve beş sezon süren The Batman çizgi dizisi yeni yapımcılar, yeni yönetmenler ve yeni seslendirme sanatçılarından oluşan kadrosuyla Batman karakterinin televizyon macerasında yeni bir sayfa açtı. Bane, serinin beş bölümünde gözüktü.


Bane, ilk sezonun ikinci bölümü Traction’da tüm vücudunu kaplayan siyah kostümüyle soygun yapan zayıf bir adam olarak tanıtılır.


Kara şövalye ile -egzersiz niyetine- birkaç dakikalığına bu şekilde dövüşen Bane, elindeki düğmeyi çevirdiğinde canavarımsı bir görünüme kavuşur.


...Ve kara şövalyeyi kuş tüyü yastık gibi fırlatır.


Alfred, yenilgiye uğrayan ve bilinci kapalı durumdaki Batman'i kurtarıp Bat-mağara’ya götürür.


Alfred, Batman’i tedavi eder.


Batman ve yeni tasarımı Bat-Bot!


Bat-Bot, Bane’in havasını söndürür.


Bane, dördüncü sezonda yer alan Team Penguin bölümünde geri döner. İsminin verdiği ipucundan anlayabileceğiniz gibi, bölüm Penguin’in süper kötülerden oluşan bir grup kurmasını konu ediyor. Grubun üyelerinden biri de yarasayı kıran adam Bane. Diğerleri kimler mi? Firefly, Killer Moth, Ragdoll ve Killer Croc. Daha ezik bir takım kurulana kadar en eziği bu.


Batman, Robin ve Batgirl ortak çalışmasıyla Team Penguin bozguna uğratılır.


Bane, serinin Rumors, The Joining ve Superman/Batman Story bölümlerinde önemsiz roller üstlendi.


Yarasa kırıcı, eski çizgi diziye göre Batman’in karşısında daha yeterli gösterildiği The Batman serisinde Joaquim de Almeida ve Ron Perlman tarafından seslendirildi.

SUPERMAN/BATMAN: PUBLIC ENEMIES

Bane, Jeph Loeb ve Ed McGuinness’in aynı adlı çizgi romanından uyarlanan animasyon filmi Superman/Batman: Public Enemies’de Lex Luthor’un Superman’in başına koyduğu milyon dolarlık ödül için yarışan süperkötülerden biri olarak yer aldı.


Karakterin filmde hiç repliği bulunmamaktadır. Hrrlamalar ve grrlamalar sayılmıyor!

BATMAN: THE BRAVE AND THE BOLD

2008 yılında DC’nin şaşırtıcı bir hamleyle başlattığı, Batman’in Gümüş Çağ'ına saygı duruşunda bulunan, esprili çizgi dizi Batman: The Brave and The Bold, Bane karakterine iki bölümünde yer verdi.


The Brave and The Bold’un Bane’i, Joel Schumacher’ın 1997 yılında çektiği, tüm zamanların en kötü çizgi roman uyarlaması olarak tarihe geçen Batman and Robin filmindeki halini anımsatan, boş beleş bir kum torbasından fazlası değildi.  


YOUNG JUSTICE

Bane’in en fiyakalı göründüğü yapım, yayın hayatına 2010 yılında başlayan Young Justice oldu diyebiliriz. Adamımız Justice League kahramanlarının ‘sidekick’lerinin maceralarını anlatan çizgi dizinin ilk sezonunun dördüncü bölümü olan Drop Zone’da arz-ı endam etti.


Drop Zone’da Batman; Robin, Kid Flash, Aqualad, Miss Martian ve Superboy oluşan Young Justice ekbini, Santa Prisca’daki Venom ticaretini araştırmakla görevlendirir.


Ekip, Santa Prisca’ya adım atar atmaz Bane ve Kobra arasındaki savaşın ortasına düşer.


Bane, başlarda Young Justice’ın yanında gibi görünür…


... Ve taraf değiştirmesi uzun sümez...

Young Justice ile ilgili eklemek istediğim küçük bir not var. Seri, DC’nin 52 paralel evreninden biri olan “Earth-16”da geçiyor. Bu ne demek? Dizinin yapımcısı Greg Weisman anlatsın: “Bane Earth-16’nın bu zaman diliminde büyük ölçüde tanınmayan bir karakter. Örneğin, Bane Batman ile hiç karşılaşmadı.”

JUSTICE LEAGUE: DOOM

DC, Venom bağımlısı yarasa kıran kötü adamın The Dark Knight Rises'ın desteğiyle geri dönen popülerliğini Justice League: Doom animasyon filmiyle bir fırsata dönüştürdü. JLA: Tower of Babel çizgi romanından uyarlanan filmde Bane'i Carlos Alazraqui seslendirdi.

Aşağıdaki videoda karakterin 2012 yapımı Justice League: Doom filmindeki bütün sahneleri yer almaktadır. 






3 yorum:

  1. İzlediğim tüm animasyon serilerinde Bane para için başkalarının emrinde çalışan bir kas yığını olarak lanse edildi ya küfretmemek elde değil. Batman the animated series'deki Bane ne rezaletti öyle. Zeka olarak Bruce Wayne ve Joker'e yakın bir adam olan,bir çok dil bilen(hatta babası ra's al ghul ile Bane'in anlamayacağı bir dilde konuştuklarını sanan -farsça ya da urducaydı galiba- talia'ya sağlam bir ayar vermişti),fotografik bir hafızası olan ve bruce en kral hocalardan ders alırken hapishane köşelerinde kendini geliştiren Bane'i Killer Croc'dan hallice bir villain yapılması tek kelimeyle eşekliktir. adam ra's al ghul'un yanında çalışırken bile efendisinin ayağını nasıl kaydırıp yerine geçeceğini düşünüyordu,animasyon serilerinde ise bir mafya babasının yanında kiralık katil olarak çalıştırılması çok büyük bir saygısızlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen katılıyorum. Yazıda yorumsuz kalmaya çalışsam da göstermek istediğim Bane'in çizgi romanlardaki ihtişamının yanından geçebilecek bir animasyon versiyonunun bulunmadığıydı.

      BTAS aslında çok ufak değişikliklerle işi kıvırabilirdi bence. Rupert Thorne'u ve Candice'i çıkar, Bane Pena Duro'dan firar ettikten hemen sonra Gotham'a gelip, mahkumlardan efsanesini dinlediği Batman'i görmek ve onu yenip Gotham'ın sahibi olmak istesin. Kraven The Hunter gibi bölümün ilk yarısını çatılarda, arka sokaklarda Batman'i bir gölge gibi takip ederek geçirsin. Güç dengesini de ayarladılar mı, tamamdır. Yazık oldu.

      Hadi diyelim TAS yapımcıları Bane'in Knightfall bitince unutulacağını düşündüler, hiç değilse bir mazeretleri var. Justice League: Doom'a ne demeli? Nolan resmen pas verdi, al at dedi. Gittiniz Bane'i Vandal Savage'ın süs köpeği yaptınız. Timsahlarla güreşirken gösterdiler diye karakterin karizmasını kurtardıklarını düşünüyorlarsa yanlışlardalar. Olmuyor, olmuyor...

      Sil
  2. Güzel bir yazı olmuş , demek ki Paul Dini ve Bruce Timm de benimle aynı fikirdeymiş Bane gerçektende yarasanın en kof düşmanlarından biri. Evet Knightfall iyi bir hikaye idi , death of Superman'in Batman'e uyarlanışıydı fakat ortada büyük bir fark vardı , Doomsday'in ne olduğu nereden geldiği hakkında hiçbir şey bilinmiyordu , birden geldi Superman'i öldürdü , Bane içinse çok büyük hazırlık yapıldı zaten Superman'deki aynı şeyi tekrarlamak Batman'e uymazdı karakteri geliştirmek şarttır , Bane'nin sorunu ise Batman'i kırdıktan sonra başladı , Jean Paul'a çok çabuk ezildi bu kadarını beklemiyordum, işte o zaman Bane'nin tüm potansiyelinin kullanıldığını daha ilerisinin olmadığını anladım , Batman'i aynı yorgun durumda bir daha yakalayamaz , zihin savaşına girse Joker ve diğerleri gibi deli değil , kas savaşına girse tek özelliği venom ne Clayface gibi güçlere sahip nede Croc gibi yaratık değil (Croc ilerleyen zamanda iyice yaratığa dönüştü) , bir tek Legacy'de kullanılmaya çalışıldı hemde ciddi bir çaba hazırlandı Bane için (her ne kadar abartılı bulsamda birsürü dil bilme fotoğrafik hafıza ) ama sonuç Ra's Al Ghul'un Ubu'larından farklı bir rolü olmadı.

    Yazı dark knight rises filminden önce yazılmış , görünüşe göre Nolan da Bane ile yapabilecek fazla birşey bulamamış o tek atışlık broken bat potansiyelini kullanamamak dışında kiralık kas gücü pozisyonundan öteye geçirememiş :) .

    YanıtlaSil

Yorum Yap