24 Mart 2012 Cumartesi

Batman #7

Geçen yıl bu zamanlar, yarasa evreniyle ilgili heyecan duyduğumuz tek çizgi roman Batman Incorporated'ken, iddiasız, kendi halinde ama alabildiğine vurucu Black Mirror macerası ile keşfettik Scott Snyder'ı. Detective 871'in kapağını "Kimmiş bu Snyder ya?" diyerek açtığımı, kocaman olan gözler ve yere kadar uzanan bir ağızla kapattığımı çok net hatırlıyorum. Nereden çıkmıştı bu adam? Ben varlığından nasıl bihaberdim? Herkes kahramanların öldüğü, kötülerin tarumar edildiği, geçmişin değişmekten oyun hamuru kıvamına geldiği, evrenlerin patladığı 'epik' işler yapma kaygısındayken Snyder nasıl oluyor da ameliyat masasına yatırdığı karakterlerinin içini açıp, hassas noktalarını bularak "ben anlatacağımı anlatır, giderim arkadaş!" diyebiliyor ve okuru bu kadar etkileyebiliyordu? Köprünün altından akan sular, kabaran çizgi roman faturaları derken geride kalan o günler kimsenin tanımadığı bir yazar olan Snyder, artık satış listelerinde bir numaraya demir atan Batman dergisinin başında ve Court of Owls ile kendi epik hikayesini yazarak 'çizgi roman kafası'na girdiğini dünyaya ilan ediyor. İyi mi yapıyor? Orada durup düşünmek gerek.

DİKKAT: Spoiler içerir!

Scott Snyder ve Greg Capullo'nun Eylül ayından beri devam eden Court of Owls hikayesi yedinci sayıya gelip tıkandı. Isınma turları sayılabilecek ilk sayıların ardından, kara şövalyenin baykuş konseyinin labirentinde verdiği yaşam savaşını anlatan Batman #5 ve Batman #6'da ekip mükemmel tatlar yakalanmışken, bu ay bir çok yazarın çok sevimsiz bulduğum ortak huyu olan "kendi yazdığı macerayı parlatmak için karakterlerin geçmişlerini dilediğince değiştirme" üzerine kitap yazıldı resmen. Ne demek istediğimi açılış sayfasındaki, Batman'in orijinin vazgeçilmezlerinden "pencereden giren yarasa"nın, dışarı çıkar çıkmaz bir baykuş tarafından parçalandığını öğrendiğimiz -görsel açıdan inanılmaz olmasına rağmen fena halde gereksiz ve zorlama- panel kusursuzca özetliyor. Baykuş yarasayı parçaladı, şahane sembolizm tamam da, yedi aydır Court of Owls hakkında bilmediğimiz ne söyledi bize? Örgütün liderlerinin kim olduğunu mu? Planlarını mı? Yıllarca [Batman'den bile] gizlendikten sonra birdenbire açığa çıkma gerekçelerini mi? Hiçbirini. Yedi aydır iki adım ilerleyemedi hikaye. Batman'in Bat-Mağara'ya döndüğü bu sayıda artık kafalardaki bazı sorulara cevap alacağımızı düşündük ama yanıt bulanlar aslında sormadıklarımız oldu.


Açığa çıkan gerçekler: Bat-Mağara'daki Talon cesedi Nightwing yani nam-ı diğer Dick Grayson'ın büyük büyük babasına aitmiş. Talon'lar vücut ısılarıyla oynanarak hayata döndürülen zombilermiş. Meğer Court of Owls, ağaç yaşken eğilir mottosunu benimseyen ve küçük çocukları kaçırıp, örgüt üyesi olarak yetiştiren bir toplulukmuş. Eğer Dick'i Bruce Wayne yanına almasaymış, baykuş konseyi alacakmış zaten. Kanıt mı istiyorsunuz? Dick'in küçükken dişine yaptırdığı kaplamada Court of Owls sembolü varmış. Bu kafa bizi Thomas ve Martha Wayne cinayetine kadar götürür, uyarması benden.

Artılar
  • The Dark Knight Returns'ün Robin'i Carrie Kelly ve The Girl With the Dragon Tatoo'un baş kahramanı Lisabeth Salander karışımı yeni karakterimiz Harper.
  • Mark of Zorro'nun başrol oyuncusu Douglas Fairbanks'e yapılan gönderme.
  • Greg Capullo'nun çizimleri.


Eksiler
  • Bir haftadır aç, susuz, zehirlenmiş, dayak yemiş, Harper'ın elektroşok aletiyle kucaklaşana kadar tıbben 'ölü' durumdaki Batman'in ayağa kalkar kalkmaz zıpkın gibi olması.
  • Dick'in tek sözüyle Bruce'un meşhur "my parents are deaaaad" panelindeki sigortaları atmış adama bağlaması. DC'den reboot'un Batman ve Green Lantern dergilerini pek etkilemeyeceği sözü almıştık, ancak Batman'in tavırlarından ve Nightwing ile arasındaki mesafeden rahat bir on-on beş yıl öncesine döndüğümüzü, aradaki karakter gelişiminin tuzla buz olduğunu söylemek mümkün.
  • Dick'in, Bruce'un yumruğuyla fırlayan dişinin Court of Owls imzası taşıması. Bu boyutta bir anlamsızlık yerli dizilerde bile yok. Çocuk Robin oldu, Nightwing oldu, Batman oldu, hatta DiscoNightwing bile oldu da bir kez olsun dişini kıracak kadar sağlam bir yumruk yemedi mi? Ya da daha da komiği, yavrucak Wayne malikanesine taşındıktan sonra hiç mi dişçiye gitmedi? 
Batman #7, Scott Snyder'ın bugüne kadar yazdığı en basiretsiz şey olmuş diyebilirim. Önümüzdeki ay Talon'ların Bat-Ailesi'ndeki diğer dergilerde boy göstermesiyle en azından büyük resimde bir hareketlenme olacaktır deyip kendimi avutmaktan başka seçeneğim yok. Snyder ve Capullo ikilisinin Court of Owls'u bitirip, yeni bir maceraya başlayacağı günü iple çekiyorum. 

Her şeye rağmen okumaya devam tabii. Bir Batman nelere kadir, görün, ibret alın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap