6 Mayıs 2012 Pazar

Hope is lost, Faith is broken, A fire will rise!

Yaklaşan bir doğal afet var... Kimilerine göre bir fırtına, kimilerine göreyse sekiz şiddetinde bir deprem. Yıkmaya Gotham şehrinden başlayacak, gümüş ekranı parçalayıp, bizi de peşinden sürükleyinceye dek durmayacak bu felaket. Dindiğinde ne Box Office listesi kalacak, ne de Imdb Top 250. Yönetmen Christopher Nolan'ın Batman Begins [2005] ile start alan, The Dark Knight [2008] ile izleyicinin çizgiroman uyarlaması Hollywood filmlerine bakış açısını değiştiren Batman üçlemesinde son perdenin açılmasına çok az kaldı. The Dark Knight Rises 27 Temmuz'da sinemalarda! 

Warner Bros'un geçtiğimiz hafta yayımladığı The Dark Knight Rises fragmanı, şimdiye kadar gördüklerimizle kıyasla fazlaca aksiyon ağırlıklı olmasının yanında, sinemadan yaşlı gözlerle çıkacağımızın teminatı değilse nedir, bilmiyorum. Yeni bir yönetmen [Aronofsky söylentilerini durdurabilene aşkolsun] ve yeni bir Batman ile [Ryan Gosling?] çizgi romanın fantastik elementlerine kucak açan bir reboot bence tahmin edilenden çok daha yakın. Ama o gün gelene kadar izleyeceğimiz son Batman macerası The Dark Knight Rises, çoğumuz için sıradan bir çizgi roman uyarlaması değil, bir şehre son kez uğrayış, bir dostla vedalaşma, bir çağın kapanışı demek. Filme sinmiş "final" kasveti, 'her an her şey olabilir' düşüncesiyle beklentiyi olduğu kadar endişeyi de arttırıyor. Nolan'ın The Dark Knight Rises'da Batman'e ne tür bir son hazırlayacağını bilmiyoruz, ama son fragmana bir kulak kabartırsak belki bir kaç ipucu kopartabiliriz. Ne dersiniz? 

Fragmanı delik deşik etmeden önce küçük bir uyarıda bulunayım: Yazıyı mümkün olabildiğince Batman çizgi romanları ve The Dark Knight Rises teaser’ı, fragmanları, Empire ve Entertainment Weekly dergilerini baz alarak oluşturmaya çalıştım. Fakat birkaç yerde, sette çekilmiş casus fotoğraflarına ve özellikle Miranda Tate ve John Blake karakterleriyle ilgili, söylenti olarak nitelendirebileceğim, kesinlik kazanmamış bilgilere de başvurmak zorunda kaldım. İçiniz rahat olsun, “spoiler”a girebilecek her cümleden önce gerekli uyarıyı yapacağım.

LICENCE TO KILL 

Christopher Nolan koyu bir James Bond fanatiği. Fragmanın açılışını yapan ve Mission Impossible: Ghost Protocol filminin Amerika’daki IMAX gösterimlerinde görücüye çıkan prolog’ta da yer alan uçak sahnesi, 1989 yapımı Bond filmi Licence to Kill’e Nolan tarafından yapılmış bir saygı duruşu.





Timothy Dalton’un tüm hünerlerini sergilediği şu sahneyi izleyin, neden bahsettiğimi daha iyi anlayacaksınız:




Sahnenin devamında uçağın içindeyiz ve tam bir takke düştü kel göründü vakasıyla karşı karşıyayız.


Siyah örtünün kalkmasıyla Bane izleyiciye “cee” yapar. 


Filmin açılışını yapacak olan bu sahneyi, The Dark Knight’ın başındaki banka soygununun bir yansıması olarak düşünebiliriz. Kimliği belirsiz, palyaço maskeli adamların birbirlerini temizledikleri ve hayatta kalan tek palyaçonun Joker olduğunu ancak maskesi çıktığı zaman anladığımız sahnenin. Yalnızca prologları karşılaştırarak bile Gotham’ın başındaki tehlikenin ne kadar büyük olduğunu kendi gözlerimizle görebiliriz. Banka soygunundan uçaklar arası yakın temasa geçmişiz!

Çizgi romanları karıştıralım, bakalım işe yarar bir şeyler çıkacak mı? 


Bane karakterini tanıtan Vengeance of Bane’de adamımız, Santa Prisca’daki Pena Duro hapishanesinden bir helikopterle ayrılıp Gotham şehrine doğru seyahate çıkıyordu.


Durdurun helikopteri, inecek var! Bane kendisine yıllarca eziyet eden hapishane müdürünü köpek balıklarına yem ediyor.


Proloğun internete sızdırılan sinema çekimi rezalet kalite bootleg videosundan öğrendiğimiz üzere [izlemediyseniz paragrafı atlamanız önerilir] Bane, uçakta bulunan Dr. Pavell’dan kan alıp, bir cesede enjekte ediyor [muhtemelen Pavell’ı ölü göstermek için] ve nakil işlemi bitince uçağı düşürüyor. BAM!

WHATEVER HAPPENED TO YOUR MOUSTACHE?

Bruce Wayne’in Batman kostümü giymeye bir süre ara verdiğini nasıl anlarız? Elbette sakalına bıyığına bakarak!


Karakterin şakakları beyazlamış, sakal-bıyık yapmış görüntüsünün akıllara getirdiği ilk kişi, Batman Begins’de Liam Neeson’ın hayat verdiği, Bruce’un eğitmeni, League of Shadows’un lideri, terörist Ra’s Al Ghul.


Filmde Josh Pence’in Ra’s Al Ghul’un gençliğini canlandıracağını [SPOILER: Liam Neeson’ın da The Dark Knight Rises’ın setine bir saatliğine konuk olduğunu ve filmde saniyelerle ifade edilebilecek kadar kısa bir rolde karşımıza çıkacağını, ayrıca küçük oyuncu Joey King’in ağzından kaçırdığı üzere Ra’s’in kızı Talia’nın Wayne Enterprises’da Miranda Tate pozlarına yattığını] biliyoruz. The Dark Knight’ın 8 yıl sonrasında geçen filmde, Bruce Wayne’in yaşlılıkla birlikte Ra’s Al Ghul’a benzemesi dikkat çekici. Bu benzerlik, karakterin eski  ustasının öğütlerini tam manasıyla kavrayacağına ya da “nefret ettiğim adama dönüştüm” yüzleşmesi yaşayacağına delalet olabilir. Ben ikinci şıktan yanayım. William Shatner ve Leonard Nimoy’lu Star Trek günlerinden beri kötülüğün en büyük simgesi “keçi sakal”a hiç girmiyorum bak!

Sakalı, bıyığı birbirine karışmış bir Bruce Wayne için bkz. Batman: Venom.


The Dark Knight Rises’ın temelinin, Frank Miller’ın 1986 yılında kaleme aldığı The Dark Knight Returns çizgi romanına oturtulma olasılığını düşünürsek, Bruce Wayne’in bıyıklarını anlamlandırmanın başka bir yolunu da bulmuş oluruz. The Dark Knight Returns’ün başlarında, emekliye ayrılmış Bruce Wayne’in uzun bir aradan sonra Batman’e dönüşerek gerçekleştirdiği "yeniden doğuş"unun ilk adımı bıyığını kesmesiydi.



CATWOMAN 

Fragmanın bana göre en garip tarafı, Catwoman’ın karakter gelişimini iki dakika on dokuz saniyede çarşaf gibi önümüze sermesi oldu. Selina’nın hınç dolu bir femme fatale olarak başlayıp, filmin ortalarına [sonlarına?] doğru taraf değiştireceği kesinlik kazandı diyebiliriz. Tabii, söz konusu Catwoman olunca daima yanılma payı bırakmak lazım.

Catwoman Bruce’u tehdit eder…


... Batman’i tuzağa düşürür… 




Catwoman ve Bane ortaklığı kısa sürer, Catwoman Bane’i, bir sebepten kızdırır ve canını kurtarmak için Gotham’dan ayrılmaya karar verir.



Hava alanında Audrey Hepburn kılığıyla dolaşırken hiç dikkat çekmediğini sanan Selina, cabbar polisimiz John Blake’e yakalanır. Gelecek sefer Marilyn Monroe kostümü giymeli!


Veee Catwoman/Batman ittifakı başlar! 

BAŞLANGICA DÖNÜŞ 

The Dark Knight Rises’ın temalarından birinin başlangıca dönüş olacağı Gary Oldman dahil filmle alakalı bir çok kişi tarafından doğrulandı. The Dark Knight Rises ve Batman Begins paralellikleri hususunda fragmana bakarak aydınlatıcı saptamalar yapmak mümkün. 

TDKR - Bane’den dayak yemiş Bruce Wayne, uykusundan acı içinde uyanır.


BATMAN BEGINS - Hala hayatına bir yön verememiş Bruce Wayne, kabuslarla dolu uykusundan uyanır. Bu, Batman Begins'de Bruce’u yetişkin olarak gördüğümüz ilk sahneydi.


TDKR - Bruce bir çukura iner ve çukurdan tırmanarak çıkar.


BATMAN BEGINS – Bruce Rachel ile oynarken bahçedeki boşluğa düşer ve yarasaların saldırısına uğrar.




“Neden düşeriz Bruce?” 

TDKR - Bane’in düşen uçaktan kaçışı:


BATMAN BEGINS -  Kara şövalyenin Ra’s Al Ghul’a mezar olan trenden kaçışı:  


Catwoman’ın parmaklıklar arkasındaki görüntüsü size neyi hatırlatıyor? 


The Dark Knight'ı? 


Batman Returns'ü? 


İkisini de? Doğru yanıt :) 

SAHİPSİZ BÖLGE 

Ne zaman The Dark Knight Rises’ın konusunu çözdüğümü düşünsem, öğrendiğim yeni bir bilgi bambaşka bir rota çizer oldu. The Dark Knight’ı izler izlemez, polisler Batman’in peşinde, demek ki gelecek film The Prey macerasından izler taşıyacak, dedim. Filmin kötü adamının Bane olduğu açıklandığında –doğal olarak- “Knightfall!” diye çığlık attım. Hikayenin TDK’nın sekiz yıl ilerisinde geçtiğini okuduğumda “The Dark Knight Returns!” diye coştum. Ama son fragmanda öyle bir kare var ki, puzzle’a kocaman bir parça ekledi: Köprülerin yıkılması. 


Bu karenin ikizi, No Man’s Land çizgi romanında bulunuyor.


No Man’s Land macerasında Gotham Şehri, başından geçen 7.6 şiddetinde bir depremin [Cataclysm] ardından hükümet tarafından “sahipsiz bölge” ilan edilip, kaderine terk edilir. Şehre giriş-çıkışlar kapatılır, Arkham akıl hastanesindeki suçlular sokaklara dağılır, Batman ortadan kaybolur. Bruce Wayne, Washington’a gider ve yatırımcı kimliğiyle şehri kurtarmaya çalışır, fakat girişimleri başarısız olur. Başarısızlık Wayne’i Gotham’ın gözünde küçük düşürürken, Batman miti unutulur gider. Komiser Gordon bile kara şövalyenin Gotham’dan vazgeçtiğini düşünmeye başlar. Tanıdık geldi mi? Geçen yıl yayımlanan TDKR teaser’da ne izlemiştik biz?




Fragmanın aksiyon sahnelerinde gördüğümüz araç ve No Man’s Land’de Bane’in kullandığı araç: 



Fragmanda John Blake’in yanındaki çocuğun çizdiği Batman sembolü ve Bat-Signal’ı çalıştıracak elektriğin olmadığı No Man’s Land’de büyük önem taşıyan yarasa şeklindeki graffiti: 




No Man’s Land’in öncülü Cataclysm’de Quakemaster adında bir kötü karakter var. Bu adam, depremi kendisinin yaptığını öne sürerek, yeni bir deprem yapmaması için Gotham halkından milyonlarca dolar talep etmişti. Tipi kimi andırıyor bu adamın?



The Dark Knight Rises’da Bane, Quakemaster’ınkine benzeyen bir planla karşımıza çıkarsa hiç şaşırmam. Küçük bir not, çizgi romanda Quakemaster’ın, Ventriloquist Arnold Wesker’ın kontrolündeki bir kukla olduğu ortaya çıktı. [SPOILER filmde Bane’in ipleri Talia Al Ghul’un ellerinde olabilir mi?]

No Man’s Land’deki ipuçlarına devam. Casusların film setinde çektiği fotoğraflarda, Selina Kyle’ı küçük bir çocuğu bir elma hırsızından (!) kurtarırken görmüştük. Twilight ile “yasak” metaforu kotasını dolduran kırmızı elma, No Man’s Land’de deprem sonrası Gotham’daki fakirliği simgeliyordu.


Öyle bir ortam düşünün ki taze bir meyve, elmaslardan daha değerli olsun…


No Man’s Land’de elektrik yok, su temiz değil, Gotham olabilecek en ilkel şartlarda yaşıyor. Geceleri o kadar karanlık oluyor ki, suçlular bile dışarıya çıkmıyorlar. Batman de devriyelerini mecburen gündüz kuşağına çekmek zorunda kalıyor. The Dark Knight Rises hakkında en çok duyduğumuz şikayetlerden biri fotoğrafların fazla aydınlık olduğu değil miydi? Gecelerin koruyucusu olması gereken Batman’in gün ışığında savaşması eleştirilmedi mi? Hayır, elektrik yoksa gece n’apsın, kemerine gaz lambası mı taksın bu adam?



No Man’s Land mevzusunu kapatmadan, Gordon’la devamlı çatışan polis memuru Foley’in, The Dark Knight Rises’da Batman için tutuklama kararı çıkartan vekil komiserin adı olduğunu da not düşeyim.

JOHN BLAKE?

Önceleri filmin küçük bir parçası olacağı düşünülen John Blake, son fragmanda gördüklerimizden yola çıkarak konuşursak hiç de öyle önemsiz bir rol oynayacak gibi durmuyor.


Peki kim bu John Blake? 1942 yılında yayımlanan Batman #13’te karnesi Joker tarafından çalınan Johnny Blake adında bir çocuk var. Enteresandır, bu çocuk The Dark Knight Rises’da Joseph Gordon-Levitt’in canlandıracağı karakterin ta kendisiymiş gibi lanse ediliyor ve ben bu durumu saçma ve komik buluyorum. Ne yönetmen Christopher Nolan, ne senaristler Jonathan Nolan ve David Goyer, yetmiş yıl önceki bir çizgi romanda iki sayfa görünen bir çocuğu filmlerine koyacak kadar geek. Hakkında aylarca ileri geri konuştuktan sonra Avengers’ı izleyip, anında çark eden tayfanın “çizgi roman filmlerinin kurtarıcısı” olarak görmeye başladığı Joss Whedon olsa haklısınız, tam da onun tarzı bu. Peki ya Nolan? Yapmayın, etmeyin. Adam üstteki sayfayı görseydi, muhtemelen The Artist’in baş karakteri George Valentin gibi çektiği tüm filmleri ateşe verirdi. The fire rises!


Fragmandan çıkarım yaparsak, John Blake’in POV karakterimiz olduğunu söyleyebiliriz. Blake bir polis, tanrıların savaştığı bir şehirde sıradan bir insan. Gotham’ın başına gelenleri onun gözlerinden izliyor, Batman’in geri dönmesi için onunla beraber gün sayıyoruz. Batman Begins ve The Dark Knight’ın pek de sevilmeyen Rachel Dawes karakteri, olan biteni seyirciye anlatma ve kara şövalyenin doğrularını/yanlışlarını değerlendirme görevine sahipti. Rachel’ın ölümüyle boşalan “seyirciyle konuşan normal insan” koltuğuna John Blake’in oturması kuvvetle muhtemel. 

Karakter hakkındaki spekülasyonlar, karnesini Joker'e kaptırdığı için travma yaşayan (!) çocukla sınırlı değil tahmin edebileceğiniz gibi. Joseph Gordon-Levitt’in Heath Ledger’a olan fiziksel benzerliği nedeniyle Joker rolünü devralacağı ortaya atıldı sık sık. Kelime oyunlarıyla Jo(hn) (Bla)ke= JOKE çıkarımı yapıldı. Oysa Christopher Nolan, yeni bir Joker’e yer vermenin Heath Ledger’ın anısına saygısızlık olacağını röportajlarında açıkça ifade etmişti. 


Bir teori de benden gelsin. İlköğretim İngilizce bilgilerimizi bir köşede tutalım. Lake= göl, Valley= vadi. Şimdi hazırız. John Blake -> John B. Lake -> John P. Lake -> Jean P. Lake -> Jean P. Valley! 

Kim bu Jean Paul Valley? Knightfall’da Batman sakatlanınca bayrağı teslim alan kişi, nam-ı diğer Azrael! Yalnız bu teoride şöyle bir sorun var ki şimdiye kadar gördüğümüz kadarıyla John Blake, Jean Paul Valley ile karşılaştırılamayacak derecede sakin, gayet efendi bir adam. [SPOILER Geçen hafta Heroclix'in The Dark Knight Rises'a özel hazırladığı oyuncak koleksiyonunda Jean Paul Valley/Azrael'in de yer aldığı haberi ayyuka çıktı. Ancak ben şimdiye kadar hiçbir güvenilir web sitesinde yayımlanmayan bu habere temkinli yaklaşmakta fayda görüyorum.]

Bu arada, John Blake'i top gibi yuvarlayan amca Ra's Al Ghul'un sağ kolu Ubu olabilir mi?



Alttaki görüntünün hikayesi ilginç. Filmin çekimleri geçen sene Hindistan'da başlamıştı hatırlarsanız. Setten sızan bilgiler, Christian Bale'in birileri tarafından sürüklenip "Lazarus Çukuru"na atıldığı doğrultusundaydı. Açıkçası ben bu haberin, yalan dolan olduğunu düşünmüştüm. Çizgi romanlarda Ra's Al Ghul'un yüzlerce yıl hayatta kalmasını sağlayan Lazarus Pit, Nolan'ın Batman evreni için aşırı "doğaüstü" kalır, malum. Fakat fragmanda tarif edilen sahneye işaret eden ayak sahnesini görünce fikre ısınmaya başladım. Lazarus çukuru belki de Bane'in Bruce'u gönderdiği ve kahramanımızın kendi çabalarıyla iyileşip, güç kazanıp, kurtulduğu bir nevi hapishane olacak.


KANALİZASYON vs. BATCAVE

Batman ve Bane'in büyük ihtimalle ilk kavgalarına ev sahipliği yapacak mekanın kanalizasyon ya da Bat-Mağara olacağı tahmin ediliyor. Knightfall'da Bane, kara şövalyeyi Bat-Mağara'da kırıyordu, No Man's Land'de ise dövüş kanalizasyonda başlayıp, terk edilmiş bir depoya taşınıyordu.




Laf arasında, Bane'in motivasyonunu saklama konusunda ekibin gayet iyi bir iş çıkardığını söyleyebiliriz. Gotham ile ne alıp veremediğinin olduğunu, neyin hesaplaşmasının peşinde olduğunu, kırmak istediği adamın Bruce Wayne mi yoksa Batman mi olduğunu hala kestiremiyoruz. [SPOILER: Bence Bane, Batman'in kimliğini zaten biliyor ve Talia/League of Shadows'un desteğiyle, Ra's Al Ghul'un başladığı işi bitirmek istiyor olacak. Neredeyse on yıl beklediler, stratejik noktalara yerleştiler, öpüşme sahnesine bakılırsa Talia Bruce Wayne'in güvenini kazandı. League of Shadows intikam için hazır.]

CATGUN?

Bildiğiniz gibi, Nolanverse'ün Catwoman'ı kırbaç değil, tabanca taşıyor. Ben Batman'in, yanında silah bulunduran [ve önüne geleni vurmakta sakınca görmeyen?] biriyle sırt sırta savaşması fikrinden pek hoşlanmasam da, silahı, can alma konusunda kara şövalye kadar katı prensipleri olmayan Catwoman'ın Gotham'ın tehlikeli sokaklarında hayatta kalmasını inandırıcı hale getirdiği için çok da dert etmiyorum. Şimdilik!


Catwoman çizgi romanlarda Black Mask'i vurdu.


1966 yapımı Batman televizyon dizisinde Julie Newmar'ın canlandırdığı Catwoman, kostümünü altından bir kedi-tabancasıyla tamamlıyordu.


 FİNALE DOĞRU...

Batman-Catwoman arasında geçen "Artık bu insanlara bir borcun yok, onlara verebileceğin her şeyi verdin!" "Hayır, vermedim. Henüz değil."  diyaloğuna, filmin sonlarına doğru tanık olacağımızı düşünüyorum. Sahne fena halde The Dark Knight'ın son Batman/Gordon sahnesindeki gibi eyvah-şimdi-bir-fedarlık-geliyor atmosferine sahip. 

Batman ne kastediyor olabilir?

I: Bane'i yenip, şehri kurtaran Batman'in Gotham halkına vereceği tek şey kalmıştır: Suçlarının cezasını çekmesi gereken Catwoman! Kara Şövalye istemeye istemeye de olsa Selina'yı adalete teslim eder.


II: Batman, yıllar önce Harvey Dent'in basın toplantısı sırasında yapamadığını yapıp, kimliğini açıklar. Böylelikle Gotham, eğlence düşkünü zengin playboy Bruce Wayne'in, hayatını adalete adamış bir kahraman olduğu gerçeğiyle sarsılır. Batman, "kara şövalye" ve Dent'in hak etmeden kazandığı "beyaz şövalye"yi birleştirip, gerçek bir sembol, bir ilham kaynağı olur.

III: Batman, Ra's Al Ghul'un Batman Begins'de verdiği taktiği dener. Kendini "bir insandan fazlası"na, davası uğruna şehit olmuş efsanevi bir kahramana dönüştürür. The Dark Knight Returns'deki gibi bir ölüm sahnesi tezgahlar ve görevini tamamladıktan sonra kayıplara karışır.


21 yorum:

  1. Jean Paul'un bu filmde yer alacağını hiç sanmam. Kendisi tıpkı League of Assasins gibi gizli bir örgütten gelme ancak Blake de belirttiğin gibi Rachel Dawes gib sırf bu film için yaratılmış bir karakter. Joker olabileceğini düşündüm ancak bu adamı Joker yapıp da akla yatkın bir senaryo kurgulamak çok zor. Ancak bu adam bu 8 yıl içinde öldü mü? Blackgate'deki hücresinde oturmuyor mu? Bu sorunu nasıl halledecekler bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rachel Dawes'u, hem John Blake'in film için yaratılmış yeni bir karakter olduğu, hem de çizgi romanlarda yer alan bir karakterin takma adı olduğu savlarını desteklemek için kullanabiliriz aslına bakarsan. Rachel, Batman Begins henüz kağıt üzerindeyken Harvey Dent'ti çünkü. Nolan, Harvey'e Bruce'un çocukluk arkadaşı, ona duymak istemeyeceği şeyleri söyleyen doğru, dürüst bir yandaşı olarak yer verecekti Begins'te. Haliyle karakterin TDK'daki karanlık tarafa geçişi de iki kat daha vurucu olacaktı. Stüdyo araya girdi tabii, filmin bir baş kadın karaktere, Batman'in de bir sevgili adayına ihtiyaç duyduğunu öne sürerek senaryoda değişiklik yapılmasını talep etti. Harvey Dent oldu Rachel Dawes.

      Bruce/Rachel ilişkisinin seyirciye buz gibi gelmesinin başlıca nedeni de bu zaten. Batman Begins'in finalindeki manasız romantik diyaloğa kadar iki karakterin "arkadaştan öte" olduğuna dair en ufak iz yok. Yok, çünkü onlar aslında Bruce/Harvey :)

      İsmine bakacak olursak, Batman: Year Two'daki Reaper'ın kızının adı Rachel. Bir şekilde çizgi romana bağlanabiliyor yani Rachel'ın kökleri, diğer tüm ana karakterler gibi. Dışarıda tek "0 km" karakter kalıyor: John Blake. Sırıtması çok doğal.

      Sil
  2. süper olmuş abi, ellerine sağlık. yalnız JGL Azrael çıkarsa biraz hayal kırıklığına uğrarım sanki. Gerçi Michael Lane'in de gerçek kimliği bir polismiş. Bunu da unutmamak lazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)

      Dick Grayson'ın da Blüdhaven'da yaşarken polis olması var bir de. Dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı.

      Sil
  3. beklediğim gibi çok güzel bir yazı olmuş. ama catwoman hakkındaki savına katılmıyorum. fragmanda parmaklıkların arkasından korkmuş ve acıyan gözlerle bakıyor. büyük olasılıkla batman'in bane tarafından haşat edilmesi yüzünden. zaten batman de kendisine ihanet eden birine güvenmeyecektir. o sebepten ben catwoman'ın gel-git yaşamadan hep iyi tarafta kalacağı fikrindeyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :)

      Catwoman gel-git yaşamadan hep iyi tarafta kalırsa Catwoman olmaz. Batgirl olur, Batwoman olur, dişi Robin olur, ama Catwoman olmaz. Tabii bu noktada "kötü"nün tanımını da yapmak lazım, Selina Kyle elbette insanların acı çekmesinden zevk duyan masumları öldüren, taş kalpli biri değil. Ama savaş meydanına dönen Gotham şehrinde kendini korumak için yanlış insanlarla birlik olup, hatalar yapabilecek, siyah/beyaz dünyada var olmaya çalışan gri bir karakter. Bence film boyunca izleyici Catwoman'ın iyi mi kötü mü olduğunu tahmin etmeye çalışacak, şimdi bizim yaptığımız gibi. Karakterin özü bu çünkü. Diyelim ki film 2 saat 40 dakika sürecek, Selina 2 saat 30 dakika boyunca bizi bir şeye inandırıp, son 10 dakikada inandırdığı şeyin tam tersini yapabilir.

      Sil
    2. beni şüphelendiren tek şey bane'i önceden tanıyor olması. 2 fragmandan anladığımız kadarıyla gotham'ın başına gelecekleri de biliyor. yine de onunla bir iş ortaklığı kurduğunu sanmıyorum. holly robinson önemli bir faktör burada. catwoman'ın motivasyonu. bir hırsızdan batman'in yardımcısına dönüşmesi bane'in holly'ye vereceği bir zarardan ötürü olabilir.

      Sil
  4. Çok güzel detaylar yakalamışsın Onur, harika bir yazı olmuş ama John Blake>Jean P. Valley denkleminde bir mind-fuck yaşamadım değil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. It was supposed to be a mind-fuck :P Şaka maka karakterin ismine takmış durumdayım. Orijinal bir karaktere verilebilecek en orijinallikten uzak isim değilse nedir John Blake? Sanki hiç kafa yormamışlar, adama akıllarına gelen ilk ismi vermişler :D

      Gerçi şu da var, John Blake izleyicinin P.O.V. karakteriyse, kişinin kendini daha kolay yerine koyabilmesi için isminden, görüntüsüne, kişiliğine her şeyiyle boş bir tuval gibi olması kabul edilebilir sanırım.

      Sil
    2. Adını John Doe koysalardı da bizi hiç uğraştırmasalardı :D

      Sil
    3. Don't give me any ideas! :D OMGOMGOMG!!!JOHNBLAKEISJANEDOEINDISGUISE! http://www.comicvine.com/jane-doe/29-60576/

      Sil
    4. See the resemblance? http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSL9JGrzjzvr98wFKVFykMO5YHyM9iv7Sn9c7iQ24293PliEfMienicmhy1yQ ROFL

      Sil
    5. ahaha valla yazarken benim de aklıma geldi :D

      Sil
  5. Benim tahminim cizgi romadaki gibi malum hapishane baskininda selana disari cikar ve bane ile birlikte birsekilde oynamaya baslarlar. Ama bu ittifak nasil bozuluyor,neye dayanarak bozulur bir fiktrim yok dogrusu
    Bir de gozden kacirilan isim Taila bence.Yuce Ras Al Ghul un kizi.,kesinlikle babasina yarasir bir kilit role burunecketir

    Onundisinda ozelliklerle spoiler kismini okumamaya calisiyorum,hatta me kadar merak etsemde set fotograflarina bile bakmadim.Aslinda serinin bitmeside bir sekilde can SIKIYOR hatta tahminim olasi justice league olmaz ise uzun sure Batman den de mahrum kalacagiz

    nEYSE BU KADAR OVGU YETER ELLERINE SAGLIK DER STORM IS COMING>WINTER IS COMING DER DUKKANI KAPATIRIM AGA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spoiler okumamak en iyisi. Batman konusunda pek irade sahibi olduğum söylenemez ama yayınlanacak Tv Spot'ları izlememeyi kafama koydum. Dayanabilecek miyim? Orası muamma :)

      Sil
  6. yalnız bruce wayne de bu seride iyice jesus christ'a dönüştü. sakallı haliyle iyice andırıyor. Mary, Mother of Jesus filminde oynamıştı ayrıca bale. seride de bruce wayne peygamber kıvamında. gotham'ın iyiliği için her şeyini feda etmeyi göze alması, sevdiklerini kaybetmesine rağmen iyiliğe inancını yetirmemesi. hey maşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son sahnede de yeni aracı "The Bat" ile göğe yükselir?

      Sil
    2. eğer peygambervari davranışlar sürerse, filmin sonunda kendini toplumun iyiliği için feda edip ölecektir batman.

      Sil
    3. http://totallylookslike.icanhascheezburger.com/2011/03/21/christian-bale-jesus/

      Sil
  7. AHAHAH Keşke saçları kesmeseydi ya!

    YanıtlaSil
  8. http://www.kahramanlarsinemada.com/the-dark-knight-rises-fragmani-ile-yeniden/

    YanıtlaSil

Yorum Yap