31 Ağustos 2013 Cumartesi

BEWARE THE BATMAN 1. Sezon 4. Bölüm: Safe


YAPIMCI: Glen Murakami, Sam Register, Mitch Watson

SENARYO: Matt Barker

YÖNETMEN: Sam Liu

MÜZİK: Frederik Wiedmann

SESLENDİRME KADROSU
Anthony Ruivivar – Bruce Wayne/Batman
JB Blanc – Alfred Pennyworth
Sumalee Muntano – Tatsu Yamashiro/Katana
Matthew Lilliard – Dr. Jason Burr
James Remar – Silver Monkey/Mr. Reese
Finola Hughes – Lady Shiva

KONU: Dünyanın giderek büyüyen enerji krizine çözüm bulan bir cihaz icat edilirse ne olur?  Tabii ki suç örgütleri onu elde etmek için birbirleriyle yarışmaya başlar. Bruce Wayne, duyurusunu yaptığı Ion Cortex prototipini ve projenin başındaki Doktor Jason Burr’ü, Silver Monkey’nin komutasındaki League of Assassins’den korumak için hızlı düşünmek ve akıl almaz önlemler almak zorundadır. Wayne, bilim adamını Gotham City’deki en sıkı güvenlik sistemine sahip mekana, Wayne Malikanesine götürmeye karar verir. Peki yüzlerce yıldır Wayne ailesine yuva olmuş bu milyon dolarlık kale kahramanımızın düşündüğü kadar güvenli midir?

KRİTİK [DİKKAT SPOILER İÇERİR]
+Safe’i ilk izleyişimde fark ettiğim, Beware The Batman’in geride kalan bölümlerinde iki ayrı anlatı olarak ilerleyen Batman’in çözmeye çalıştığı davaya odaklanan A konusu ile yeni işine alışmaya çalışan Tatsu Yamashiro B konusunun tek çatıda birleştirildiği oldu. Bölümün bu vasfının, aksiyona, drama, komediye ve karakter anlarına yeterli boş alan açarken, Batman ve düşmanlarının yanında,  genellikle kıyıda köşede kalan karakterlerin de ön plana çıkmasını sağladığı ortada. Çoktandır bir icraatını görmediğimiz Alfred The Butler bu sayede daha aktif bir rol üstlendi örneğin. Bize ve Bruce Wayne’e hala bir yabancı olan Tatsu’nun geçmişine bir pencere açıldı. League of Assassins’e merhaba denildi. Ion Cortex projesinin önemi aktarıldı. Batman ve Tatsu’nun ‘Bir ihtimal daha var, o da öldürmek mi dersin?’ kategorisine ait olan ahlaki değer ayrılığı başarıyla yansıtıldı. Dolu dolu bir bölüm izledik kısacası, ne kadar arasam da, şikayet edecek çok az şey bulabiliyorum. [Jason Burr’ün tek kişilik Dumb & Dumber gösterisi olmasa Safe’in şikayet kutusu bomboş kalırdı, eminim.]

+ CGI’ın arkaplan karakterlerinin kullanımını kısıtladığından bahsetmiştik. Dizi ekibi de göze batan bu eksikliği bütçe elverdiğince kapatmaya çalışıyor olmalı. Wayne Industries’deki Ion Cortex sunumu, dizinin en kalabalık sahnesiydi. Sonunda isimsiz güvenlik görevlilerimiz, gazetecilerimiz, fotoğrafçılarımız, suikastçılarımız oldu!

+1x03 Tests’in senaryosunu kaleme alan Matt Barker, bu bölümün de senaristi. Yazarın, öncül işine göre daha derli toplu bir metin yazdığını düşünüyorum.  Mizahın dozu kaçmış ama ben bunu çok fazla dert etmedim doğrusu. Gayet iddiasız bir kötü olan [DC evrenindeki kimsenin hatırlamadığı Z-sınıfı kötüler arasında bile en arka sıralarda oturan] Silver Monkey’nin, Anarky’den daha etkileyici olmasına şaşırdığımı itiraf etmeliyim.

+Dizinin kanıksadığımız sokak-seviyesi düşmanlardan sonra, bir anda kılıçlarını kaptıkları gibi Batman’in etrafına üşüşen Ninjalara geçiş yapmasının seyircilere kültür şoku yaşatacağından korkmuştum. Neyse ki hiç öyle olmadı. League of Assassins üyeleri Gotham’da hiç de turist gibi durmadı.


+KnightsEnd macerasında, Kara Şövalye’nin “belki de yaşayan en iyi dövüşçü” olduğunu söylediği Lady Shiva’nın yüzünü göremesek de sesini [seslendirme sanatçısı Superman The Animated Series’in Lara’sı Finola Hughes] duyduk, o da yetti.

+Çizgi romanlarda Cassandra Cain/Batgirl’ün annesi olan Shiva, Beware The Batman evreninde Tatsu’nun annesi olabilir mi? Dizi mitolojiyi ne kadar değiştirebilir bilmiyorum, öğrenene kadar “Katana’yı bulmuş olman yeterince büyük bir ödül” repliği aklımızdan çıkmasın.

+Bölümde açığa çıkan geçmişinden ve öldürme eğiliminden hareketle, sır küpü Tatsu’nun sezon boyunca, Wayne malikanesine yerleşmeden önceki hayatında yaptıklarının kefaretini ödeme temalı bir hikayesi olacak gibi görünüyor.

+Kabul edelim, gözlerimizi döndüren ‘hızlı ve öfkeli’ motosiklet takip sahnesini, o beğenmediğimiz CGI tekniğine borçluyuz.

+League of Assassins’de emirleri Lady Shiva’nın veriyor olması örgütün gerçek lideri Ra’s Al Ghul’u görmeyeceğimiz anlamına gelmez. Kim bilir, bakarsınız Ra’s, Beware The Batman’de karşılaşacağımız ilk tanınmış düşman olur.

+Mr. Reese, Joshua Harto’nun The Dark Knight’ta canlandırdığı, Bruce Wayne’in Batman olduğunu anlayıp, şantaj girişiminde bulunan ve kurduğu zenginlik hayalleri içinde patlayan zavallı Wayne Enterprises çalışanının adıydı. Bölümün şaşırtmacasının başrolündeki bir karakter için çok yerinde bir isim. [Mr. Reese = Mysteries ]


+Silver Monkey’i , Dexter fanatiklerinin Harry  Morgan rolüyle hatırlayacakları James Remar seslendiriyor. Bu, Remar’ın yer aldığı üçüncü Batman çizgi dizisi. Aktör 2004-2008 yılları arasında yayımlanan The Batman’de Black Mask, 2008-2011 yılları arasında yayımlanan Batman The Brave and The Bold’da ise Two Face olarak kulaklarımızda yankılanmıştı.

+DC Comics evreninde Jason Burr, Kobra ismini kullanan bir tarikat lideri/süper kötüdür. [İlk Kobra, Jeffrey Burr, Jason’ın ikiz kardeşiydi ve Black Adam’ın ellerinde öldürüldü] Çizgi dizide tanıştığımız bu kendini korumaktan aciz bilim adamının, yakın zamanda Kobra kostümünü giyme olasılığı bence oldukça düşük.

+Dr Jason Burr’ü, son on yıldaki Scooby Doo animasyonlarının hepsinde Shaggy’e sesini veren Matthew Lilliard seslendiriyor.

+Katana/Burr sahnelerindeki şaşkın erkek ve duyarsız kadının aynı ortamda kapalı kaldığı romantik komedi kurmacası güzel düşünülmüş ancak Burr’ün bilim adamı kimliği göz önünde bulundurulursa, tavırlarının aşırı çocuksu ve ısrarcı olması bölümün sonlarına yaklaştığımızda “Ehhh yetti arttık,” dedirtti.


Safe, League of Assassins’in yer aldığı bir Batman bölümünden beklediğim her şeyi bana sundu. Beware The Batman doğru yolda ilerlemeye, ilerledikçe güçlenmeye devam ediyor.  Hala izlemediyseniz, başlamanın tam zamanı!

3 yorum:

  1. Belki de Jason Burr, bilerek şaşkın ve aciz adam rolünü oynamıştır. Aşırı kıl olmuştum ben de ama şu an öyle bir beklentiye girdim. Bence bunun bir nedeni var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi düşünmüşsün. Adamın hareketleri o kadar abartılıydı ki, belki de tamamen bir oyundan ibaretti. Jason Burr aslında Anarky'miş düşünsene :D

      Sil
    2. Eğer doğruysa en büyüğünden spoiler yedik :D Hayırlısı olsun :D

      Sil

Yorum Yap