6 Şubat 2014 Perşembe

Batman and Two Face #25 – The Big Burn: Sparks

Yazar: Peter J. Tomasi
Çizer: Patrick Gleason
Renklendirme: John Kalisz
Sayfa Sayısı: 22

Konu: Gözaltına alınan Erin McKillen, telefon görüşmesi hakkını avukatını değil, eski okul arkadaşı Bruce Wayne’i çağırmak için kullanır. Gotham Şehri Polis Teşkilatının kendisini Two Face’den koruyamayacağının farkında olan ve kısa bir süre önce etkinliğine son veren Batman Incorporated’ın finansörü Bruce’un süper kahraman bağlantısından -Batman’den- yararlanmayı amaçlayan McKillen, zamanında bir iyilik için çaresizce kapısına gelmiş olan çocukluk arkadaşının onu geri çevirmeyeceğini düşünmektedir. Bu sırada tavandan sızan asit damlaları, tehlikenin çok yakınlarda olduğunu göstermektedir.

The Big Burn macerasının ikinci bölümü Sparks’da Peter J. Tomasi, üstünde yürüdüğü zemini kayganlaştıran iki riskli seçim yapmış: 1) Başlığı Batman and Two Face olan bir dergide, Two Face’in varlığını asgari düzeyde tutmak 2) Bir önceki sayıda tanıştığımız Erin McKillen’ı merkezi karakter haline getirmek. Şansı var ki, her iki seçim de en azından şimdilik kendi lehine sonuçlar vermekte. Two Face’in, günümüzde geçen tek sahnesinde attığı, sinema dahil pek çok farklı mecrada kullanılmış ve ucuz bir tabirle bayatlamış ‘şans’ temalı tiraddan yola çıkarsak, hikayeye herhangi bir katkıda bulunmadığı sürece hiç gözükmemesi, çizgi romanın selameti için kesinlikle daha hayırlı. Tamam, belki Gleason’ın çizdiği tam sayfa Bat-Signal’ın yüzü suyu hürmetine katlanılabilecek bir sahne bu, lakin yine de orijinal olmaktan uzak ve büyük resmin içinde dolgu malzemesi olmaktan bir adım öteye gidemediği de bir gerçek.

Yeni karakter Erin McKillen’ın görünürlüğünün artmasıyla ilgili hayıflanmalara henüz neden rastlamadığımıza gelirsek, işin sırrı bence Tomasi’nin nasıl profil çıkarılacağını çok iyi bilmesi ve McKillen’ı Harvey Dent’in hayatının aşkı Gilda’nın bile bazen zar zor sığdığı daracık dünyasına  olduğu kadar, Bruce Wayne’in geçmişinin keşfedilmemiş parçalarına da organik bir şekilde dahil etmedeki  kabiliyetinde saklı, derim. Açıkçası Bruce-Erin bağı beni şaşırttı ve İrlandalı mafya kraliçesinin, içinde Tommy Elliot [arkadaşları ona Hush der] ve Dawn Golden’ın bulunduğu ‘Bruce Wayne’in daha önce adını hiçbir yerde duymadığımız / yüzünü hiçbir yerde görmediğimiz tehlikeli ya da tehlikedeki çocukluk arkadaşları’ kategorisine katılmasını çok da dert etmedim. DcNu [Yeni 52]’da bu klişenin çok tekrarlanmamış olmasından mıdır, nedense artık… Zaten CV’sinde Gotham City’nin aydınlık yüzü Harvey Dent’i  Two Face gibi bir caniye dönüştürmek maddesi öne çıkan bir çete liderinin havadan sudan sohbetlere malzeme olması beklenemezdi.


Bu sayıdaki flashback ile Two Face’in doğduğu o dehşet dolu geceye geri döndüğümüzde, hapishaneden firar eden Erin’in Harvey ve Gilda’nın yanına gitmeden önce Gotham caddelerinde Kara Şövalye ile karşılaştığı ortaya çıkıyor. Bu gelişme değerli çünkü bize Batman’in Erin’i durdurmak için elinden geleni yaptığını ancak onun tüfeğinden çıkan mermiyle ciddi şekilde yaralanarak saf dışı kaldığını görüyoruz. Batman yerde, Alfred’den gelecek tıbbi yardımı beklerken iş işten geçiyor. Başka bir deyişle, Harvey Dent’in Two Face olmasında Batman’in o geceki başarısızlığının etkisi var yani. Batman’in olanlardan kendini mes'ul tutarak, içten içe suçluluk duyması için yeterli olan bu teferruat ileride tekrar gündeme gelebilir.

“O gitti Harvey…  Benden çalındı… ‘İyi yarım’ koparılıp alındı.”

Bu sözlerden anlaşılıyor ki, Erin’in Shannon adında çok sevdiği bir ikiz kardeşi varmış. Şimdilik Arkham City’deki Riddler trophy’leri gibi yanıp sönen kocaman bir soru işareti olan Shannon’ın hakkında tek bildiğimiz, ölümünden direkt ya da dolaylı olarak dönemin Bölge Savcısı Harvey Dent’in sorumlu olduğu. Olayın iç yüzüne hakim olmadan ne desek yalan olacak ama galiba Dent’in beyaz şövalyelik nişanına leke gelmek üzere. Sorular çoktan birikmeye başladı. Dent ‘asit yağmuru’ndan çok önce karanlık tarafa geçmiş olabilir mi? Ya yanlış yargılara varmış ve suçsuz bir insanın hayatını karartmışsa? Harvey gibi kanunlara bağlı bir adam, bir mafya liderinin kızıyla birliktelik yaşamış olabilir mi? Hurm…

Gelecek sayılarda işitecekleriniz hoşunuza gitmeyebilir, uyarması benden.

Harvey Dent-Erin McKillen düşmanlığını başlatan Shannon karakterinin anlatıya eklenmesiyle, The Big Burn: First Strike’da gördüğümüz vahşet, derinlik kazanmış oldu. Erin’in, ‘iyi yarısı’ Shannon’ın intikamını, Harvey Dent’in ‘iyi yarısı’ Gilda’yı öldürerek alması ve yaptığı eylemin sonucunu herkese göstermek istercesine onun ‘yarısını’ asitle yakmasından, plan ve uygulama bakımından fevkalade bir metafor çıkıyor. Bir bütün olmalarını çok değer verdikleri özel insanların yanlarında olması koşuluna bağlayarak zaten daha en baştan kaybeden iki yarım-insanın savaşını okuyoruz bir nevi. Olaya yeni orijin lüzumluydu-lüzumsuzdu ekseninin dışından yaklaştığımızda, Sal Maroni’nin duruşma salonunda Dent’e ceketinin cebinden çıkardığı bir şişe asitle saldırması mizanseninin, bu yeni dönüşüm sahnesinin karşısında gerek görsel, gerek kurgusal olarak son derece sönük kaldığını çok net görebiliyoruz. Hangi orijinin kalıcı olacağını elbette ki zaman gösterecek.


Özetlemek gerekirse, Batman and Two Face #25’ın kayda değer bir Two Face hikayesi anlatma yolunda ilerlediğini söyleyebiliriz. Karakter odaklı olmasından ötürü temponun bir süper kahraman çizgi romanına göre biraz ağır olmasına [SPOILER: Bruce Wayne’in taptığım Matches Malone kimliğiyle iştirak ettiği, Blackgate’den kaçış sahnesiyle birlikte gözle görülür biçimde hızlanıyor, haksızlık etmeyeyim] aldırmazsanız, Big Burn’den keyif almaya devam edeceksiniz. Sizi açmadı mı? Üzülmeyin. Sırf Patrick Gleason’ın Batman The Animated Series hayranlarına göz kırptığı kapağı ve Alfred’in suya atlayan kahramanımız hakkında yaptığı kahkahalara boğan espri için bile okunmaya değer bu sayı.

Giderayak son bir soru: Harvey Dent ve biri iyi, diğeri kötü ikiz kız kardeşler hikayesi size de tanıdık geliyor mu? ‘Evet’ diyorsanız, Batman: Black and White’ın 1996’daki ilk mini serisinde yer alan kara film esintili Bruce Timm mucizesi Two of a Kind’ı okumuş veya daha önce linkini blog’a da koyduğum motion comic’ini izlemiş olmanız kuvvetle muhtemel. O öyküde, yüz yeniden yapılandırma ameliyatı olan Two Face, yaralarının silinmesiyle içindeki kötülükten de kurtuluyor ve tedavi sırasında aşık olduğu doktoru Marilyn ile birlikte normal bir hayat kurmaya çalışıyorken, Marilyn’in baştan çıkarıcı ikizi Madeline’ın yaptıkları yüzünden büyük bir sarsıntı yaşayarak son anda yeniden bir katile dönüşüyordu. Tomasi’nin niyeti bu modern çizgi roman klasiğine atıfta bulunmak mı, yoksa The Big Burn ve Two of a Kind arasındaki benzerlikler birer rastlantı mı, bilinmez ama ben yine de değinmeden edemedim. Yorum sizin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yap